Kategoriler
Kültür Sanat

Kısa filmciler Kemeraltı Sokaklarında

Bu yıl ikinci kez düzenlenen Kısa Kısa Kemeraltı Kısa Film Yarışması’nın başvuruları 11 Kasım 2020 tarihinde sonra erdi. Pandemiye rağmen geçen yıla oranla başvurular %41 arttı ve bu yıl yarışmaya 128 kısa film başvurusu geldi. İzmir’in en değerli alanlarından biri olan Kemeraltı’nın tanıtımı ve bilinirliliğinin artırılması, İzmir’de film üretiminin büyütülmesi, İzmir’i ve özellikle Kemeraltı bölgesini, Türkiye ve dünya film endüstrisinin önemli lokasyonlarından birine dönüştürmek için gerçekleştirilen yarışmaya ilgi her yıl artarak devam ediyor.

Kemeraltı Sokakları Film Platosuna Dönüştü

Bir birinden farklı hikayelerin işlendiği kısa filmlerde Kemeraltı adeta sokak sokak keşfedildi. Yarışmacılar hikaye bakımından bu zengin bölgenin farklı yönlerine dikkat çekerek, Kemeraltı sokaklarını adeta bir film platosuna çevirdi. Yarışma kapsamında bölgeyi daha iyi tanımları için katılımcılara Haziran ayında bir gezi de düzenlenmişti.

Sinema Dünyasından Ünlü İsimler Jüride

Yarışmada finale kalan adayları değerlendirmek üzere Türkiye sinemasının öncü kadınlarından oluşan jüri üyeleri arasında Yapımcı Zeynep Atakan, Oyuncu Hatice Aslan, Görüntü Yönetmeni Meryem Yavuz, Yönetmen Ceylan Özgün Özçelik ve Oyuncu, Yönetmen, Editör Ayris Alptekin yer alıyor. Jüri tarafından finale kalan adaylar değerlendirildikten sonra kazananlar 16 Aralık 2020 tarihinde çevrimiçi olarak gerçekleştirilecek ödül töreninde belli olacak. Bu yıl yarışmanın ana sponsoru Konak Belediyesi’nin destekleriyle; en iyi film 10.000 TL, en iyi ikinci film 5.000 TL, en iyi üçüncü film ise 3.000 TL ile para ödülü kazanacak.

Ana Sponsor Konak Belediyesi

Hezarfen Film Galerisi, Kentimiz İzmir Derneği ve TARKEM işbirliğiyle düzenlenen Kısa Kısa Kemeraltı Kısa Film Yarışması’na bu yıl Konak Belediyesi dışında İzmir Sanat Derneği, İzmir Vakfı, İzmir Sinema Ofisi, European Film Academy (EFA), İzmir Tarihi Kemeraltı Esnaf Derneği de destek veriyor. Yarışma hakkında detaylı bilgi için www.kisakisakemeralti.com adresini ziyaret edebilirsiniz.

Kategoriler
Kültür Sanat

Kalaha Özgürüm Ben’i sevenlerinin beğenisine sundu

Kalaha, 2021 Şubat ayında yayınlayacakları MYSTAFA isimli yeni albümlerinde yer alacak en yeni çalışması “Özgürüm Ben”i dinleyicilerinin beğenisine sundu.

Çalışma, temel hissiyatını Türk müziğinden alan ve Türk müziği çerçevesinde özgürlüğe duyulan saygı ve övgüyü anlatıyor. Kalaha grubu, dünyanın her yerinden müzikal esintiler alıp, müziğini olabildiğince geniş bir yelpazeye yaymaya çalışan bir grup.

“Özgürüm” ben çalışmasında ise türkçe saykodelik ve 70’lerin türkçe funk müziğine bir örnek sunuyor. “Özgürüm” ben ile ilgili grup üyelerinden Jens B. Christiansen (Rumpistol) şöyle diyor;
´´Uzun zamandır Kalaha normları içerisinde bir kaçış ve özgür olmak ile ilgili bir çalışma hayal ediyordum. Covid-19 virüsü yüzünden evde kapalı olmak zorunda kaldığımız 2 aylık sürecin başında, ne kadar kapalı duracağımızı bilmeyişimiz, yaşam alanımızın git gide küçülmeye başlaması aileme ve bana bir çeşit klostrofobi yaşattı. Bu tecrübenin verdiği duygularla birlikte yaptığım demoya Orhan Özgür Turan, bahsettiğim kaçış temalı konuyu ele alıp daha çok çift olarak yaşamaktan kaçma isteği üzerine bir Türkçe söz hazırladı”

Kalaha, bunun üzerine daha önce “Çok Küstüm” ve “Eymen” çalışmalarında birlikte çalıştığı Hilal Kaya’yla bu şarkıda da çalışmaya karar verdi. Hilal’in vokalistliği bir anda şarkıyı başka bir boyuta taşıdı. Şarkı Hilal’in vokalleriyle beraber, dünya üzerindeki kadınların en büyük sosyal problemi olan, toplumsal ve kültürel baskıdan kurtulma isteğini çağrıştırdı.
Hilal Kaya ise şarkıyla ilgili şunları söylüyor;

´´Şarkının, insanların sosyal ve kültürel baskıdan ötürü içinde tutmak zorunda olduğunu zannettiği ve bir çok gerçekle yüzleşmek ve onlardan kurtulmak yerine o gerçeklerle birlikte yaşamak zorunda kalmasına karşı bir isyanı anlatıyor. Her ne kadar bu durumlar Türkiye’de kadınların bir gerçeği gibi olmak duruma dönüşmüşse de tabulardan ve sosyal baskılardan nasibini alan kadınlar ve erkekler bir çok başka ülkede de bulunmakta”

Müzikal olarak Kalaha, dünyanın her yerinden yeni müzikal esintiler edinip yelpazesini çok geniş tutmaya çalışan bir grup. Danimarka dışında, özellikle Türkiye’de, daha önce yine Hilal Kaya ile birlikte yayınladıkları “Çok Küstüm” ve “Eymen” çalışmaları bir çok dijital ortamda, gazetelerde ve radyolarda yer alarak Kalaha adına bir sükse yapmış oldu. Ayrıca sözlerini Hilal Kaya’nın yazdığı Eymen isimli şarkıları Danimarka’da henüz sonuçlarının açıklanmadığı, Danimarka Müzik Ödülleri ”Roots” kategorisinde yılın en iyi şarkısı adayı gösterildi. Kalaha, yeni şarkıları çıkmadan önce geçtiğimiz hafta Danimarka Müzik Ödülleri ”Jazz” klasmanı ödül töreninde ilk defa “Özgürüm Ben” adlı çalışmalarını canlı söylediler.

Kategoriler
Kültür Sanat

İş Sanat Caz sahnesi sezonu açıyor

Ozan Musluoğlu’nun da içinde bulunduğu “Genedos”, sezonun ilk caz konseri olarak programda yer alıyor. Piyano ve vokalde Eylül Ergül, davul ve vokalde Çağla Karaali, saksafon ve flütte Serdar Barçın, kontrbasta ise Ozan Musluoğlu’nun yer aldığı “Genedos” caz projesi, ana akım cazdan modern parçalara uzanan zengin bir repertuvarla caz severlerin karşısında olacak. Konserde Beatles’tan Joe Henderson’a, John Lennon’dan Charlie Parker’a uzanan bir seçki yer alıyor. 24 Kasım Salı günü saat 20.30’da İş Sanat’ın sosyal medya hesaplarından ve internet sitesinden ücretsiz izlenebilecek konser sezon sonuna kadar erişime açık olacak.

İş Sanat’ın kasım ayındaki diğer etkinlikleri dijital platformlar üzerinden izleyicilerle buluşmaya devam edecek. İş Sanat Masal Tiyatrosu’nun sahneleyeceği “Hansel ve Gretel” ile “Alaaddin” 22 ve 29 Kasım’da, W. Shakespeare’in “12. Gece” eserinden bir bölümün seslendirileceği Okuma Tiyatrosu 25 Kasım’da sanatseverlerle buluşacak. Tüm konser ve dinletiler 20.30’da, çocuk etkinlikleri ise 15.00’te yayında olacak.

Program:

♫ Effendi, Mccoy Tyner

♫ Taste of Honey, Beatles

♫ Blackbird, Beatles

♫ I love being here with you, Peggy Lee

♫ Georgia, Emily King

♫ A Touch of Paradise, Beady Belle

♫ Recorda me, Joe Henderson

♫ Oh my love, John Lennon

♫ Au privave, Charlie Parker

♫ Best Part, Daniel Caesar

İş Sanat’ta Kasım Ayı

22 Kasım 2020 Pazar saat: 15.00

İş Sanat Masal Tiyatrosu “Hansel ve Gretel”

Lerzan Pamir – yönetmen

Aslı Tandoğan – oyuncu

Anıl Altınöz – oyuncu

Mert Aydın – oyuncu

24 Kasım 2020 Salı saat: 20.30

Genedos

Ozan Musluoğlu – kontrbas

Serdar Barçın – saksafon ve flüt

Eylül Ergül – piyano ve vokal

Çağla Karaali – davul ve vokal

25 Kasım 2020 saat: 20.30

Okuma Tiyatrosu “12. Gece”

29 Kasım 2020 saat: 15.00

İş Sanat Masal Tiyatrosu “Alaaddin”

Lerzan Pamir – yönetmen

Aslı Tandoğan – oyuncu

Anıl Altınöz – oyuncu

Mert Aydın – oyuncu

Kategoriler
Kültür Sanat

Tekstil Yüzeylerde Mavi Baskılar sergisi açıldı

Ege Üniversitesinin kültürel kimliğinin bir parçası olan Prof. Dr. Yusuf Vardar -MÖTBE- Kültür Merkezi sanatı kampüse taşımaya devam ediyor. Ege Üniversitesi Bergama Meslek Yüksekokulu Öğr. Gör. Gülseren Haylamaz’ın çalışmalarından hazırlanan Mavi Yansımalar “Tekstil Yüzeylerde Mavi Baskılar” isimli sergi sanatseverlerle buluştu.

Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, “Ege Üniversitesi, Türkiye’nin dördüncü, bölgenin ilk ve en köklü üniversitesi olarak kuruluşundan bu yana, nitelikli ve nicelikli bilgi üreterek evrensel ölçekte bilim dünyasına katkıda bulunmayı, ülke ve dünya gerçeklerine duyarlı, kültürel olarak donanımlı araştırıcı, sanata ve doğaya saygılı, üretken bireyler yetiştirmeyi ve güçlü bölgesel etkisinin farkındalığıyla toplumsal faydayı ön planda tutarak yüksek katma değer yaratmayı ilke edinmiş bir üniversitedir. Sanat, insanın bireysel ve toplumsal yaşamını zenginleştiren, kişisel zevkleri ortak paydada buluşturarak anlamlı kılan en önemli faaliyetlerden birisidir. Bu bağlamda, bilimin ışığında üreten toplumlar için geleceğe yön vermeyi hedefleyen Ege Üniversitesi; motivasyon kaynağı olan öğrencilerinin gözlerindeki pırıltı ve fikirlerinden güç alarak beklentilerini karşılayabilmeyi, üniversiteyi daha parlak bir geleceğe taşımak üzere bilim, eğitim, sağlık ve araştırmalarının yanı sıra kültür ve sanat etkinliklerine de gereken önemi vermektedir. Üniversitemiz Bergama Meslek Yüksekokulu Öğr. Gör. Gülseren Haylamaz’ın çalışmalarından hazırlanan Mavi Yansımalar “Tekstil Yüzeylerde Mavi Baskılar” isimli sergiye ev sahipliği yapacaktır” dedi.

CYANOTYPE-MAVİ YANSIMALAR

EÜ Bergama Meslek Yüksekokulu Öğr. Gör. Gülseren Haylamaz, “Cyanotype, Van Dyke, Gum Bichromat gibi geleneksel fotoğraf teknikleri ve diğer eski alternatif fotoğraf baskı yöntemleri 1960’lı yıllarda çağdaş fotoğraf sanatçıları tarafından yeniden canlandırılmıştır. Cyanotype süreci, İngiliz astronom ve kimyacı Sir John Frederick William Herschel (1792-1871) tarafından 16 Haziran 1842’de Londra’da Royal Society’de yayınlanmıştır. 19. yüzyılın ilk yarısında bulunan Cyanotype tekniğinin bugün tekstilin plastik ifade olanaklarıyla birlikte yeniden yorumlandığı görülmektedir. Bugüne kadar Cyanotype tekniğini bir ifade aracı olarak kullanan tekstil sanatçıları, ‘süreç’, ‘hız’, ‘göç’ ve ‘kültürel hafıza’ gibi kavramları sorgulamışlardır. Cyanotype, “Mavi Baskı” da denilen geleneksel fotoğraf baskı yönteminde görüntü, demir tozlarının ışığa karşı duyarlı olmasıyla oluşur. Potasyum ferri siyanür çözeltisi ile fer amonyum sitrat çözeltisinin karıştırılmasıyla elde edilen kimyasal sıvı fotoğrafın basılacağa yüzeye sürülür ve karanlık bir ortamda kurutulur. Böylece güneş ışığına ya da ultraviole ışığa duyarlı bir fotoğraf yüzeyi elde edilir. Duyarlı yüzey boyutunda bir negatif fotoğraf oluşturulur. Bunun için; ya karanlık odada yarım ton bir filme bir fotoğraf negatif film yapmak ya da dijital çekilen bir görüntüden duyarlı yüzeyin boyutunda negatif film çıktısını asetat üzerine almak gerekir. Hazırlanan duyarlı yüzey üzerine elde edilen negatif film yerleştirilir. Görüntünün kaymaması için iki cam arasına sıkıştırılır ve güneşte 10 veya 15 dakika bekletilir. Pozlama işleminden sonra duyarlı yüzeyin akan suyun altında yıkanması ve daha sonra kurutulması gerekir. Işığa duyarlı hale getirilmiş tekstil yüzeyler üzerine doğrudan doğadan alınmış objelerin koyulması ile fotogramlar oluşturulur. Güneş ışığında pozlanan, nesnenin negatif görüntüsü dokuma yüzeylere bu şekilde aktarılmıştır” dedi.

EÜ Rektörlüğü tarafından düzenlenen sergi, pandemi kurallarına uyularak 27 Kasım tarihine kadar ziyaret edilebilecek.

GÜLSEREN HAYLAMAZ

Haylamaz, 1976 yılında Kütahya’da doğdu. Anadolu Güzel Sanatlar Lisesinde aldığı resim eğitiminin ardından lisans ve yüksek lisans eğitimini Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Enstitüsü, Tekstil ve Moda Tasarımı Anasanat Dalında tamamladı. Halen aynı üniversite ve enstitüde sanatta yeterlik tezini hazırlıyor. Akademik hayatına 2000 yılında Ege Üniversitesi Bergama Meslek Yüksekokulunda öğretim görevlisi olarak başladı. Kişisel sergilerinin yanında ulusal ve uluslararası karma sergilere katıldı, bilimsel toplantılarda tekstil sanatı ve moda üzerine araştırmalar yayınladı. Çalışmalarında çağdaş sanatta giysi formu ve geleneksel fotoğraf baskı tekniklerinden Cyanotype (Mavi Baskı) tekniğini tekstilin plastik ifade olanaklarıyla birlikte yorumladı

Kategoriler
Kültür Sanat

Kefaret dizisi 1. bölüm özeti

Bir kasaba lisesinde öğretmenlik yapan ve doktor kocası Ahmet ve iki küçük çocuğu ile mutlu bir hayat sürdüren Zeynep’in rüya gibi yaşamı kızının ortadan kaybolması ile bir anda cehenneme dönecektir. Zeynep bir bir elindeki her şeyi yitirirken İstanbul’dan atanan başarılı genç komiser Sinan sayesinde umudunu asla yitirmeyecek ve hayata sımsıkı tutunma gücü bulacaktır. Kızını bulabilmek için her yolu denemesine rağmen bir sonuca ulaşamayan Zeynep sonunda çılgınca bir eyleme kalkışır ve hiç beklemediği bir gerçekle karşı karşıya kalır.

KEFARET İLK BÖLÜMÜYLE 22KASIM PAZAR SAAT 20.00’DE FOX’TA!

Kategoriler
Kültür Sanat

Ödüllü kısa film Kış Bahçesi Londra’da izleyiciyle buluşuyor

VakıfBank çalışanı ve senarist Mustafa Deniz’in “Kış Bahçesi” adındaki kısa filmi, 20 Kasım’da Londra’da izleyiciyle buluşacak. Yurt dışındaki film festivallerinden ödülle dönen ve birçok özel seçkiye kabul edilen filmin başrolünde, yönetmen Mustafa Deniz’in annesi Şengül Deniz oynuyor. VakıfBank’ın sağladığı destekle çekilen film, iki çocuk annesi bir kadının vefat eden kocasından hatıra kalan bir bahçeyi yaşatmaya çalışmasını konu ediniyor.

Paris, New York, İsveç ve Avrupa gibi önemli film festivallerinde ‘en iyi film’ ödüllerini kazanan “Kış Bahçesi”, 20 Kasım’da The Soho London Independent Film Festival’inde sinemaseverlerin karşısına çıkacak. VakıfBank’ın çalışanına sağladığı destekle hayat bulan yapım, eşini kaybeden iki çocuk annesi Şengül’ün kocasından hatıra olarak kalan kış bahçesini yaşatmaya çalışmasını anlatıyor. Filmin başrolünde ise VakıfBank çalışanı, yönetmen ve senarist Mustafa Deniz’in annesi Şengül Deniz oynuyor.

Hastalar da filme dâhil oldu

Katıldığı festivallerde izleyiciden büyük övgüler alan kısa filmin çekimlerinin İstanbul’da gerçekleştiğinin bilgisini veren Deniz, “Filmde amatör oyuncular rol alıyor ve bu da yalın ve aşırı gerçekçi üsluba katkıda bulunuyor. Annemin canlandırdığı Şengül, yüz ifadesiyle ön plana çıkan bir karakter. Bu da annemin rol gereği de olsa hüzünlü yüz ifadesinin dramatik yapıda işlev kazanmasına zemin hazırladı. Çekimler esnasında beni en çok heyecanlandıran da annemin performansı oldu. Ayrıca hastane çalışanlarının ve hastaların bir süre sonra bizi unutup adeta setin bir parçası gibi davranmaları benim için oldukça ilginç ve güzel bir deneyimdi” dedi.

Kuşak çatışmasının bir temsili

Deniz, uzun yıllardır fotoğraf sanatıyla ilgilendiğini, bu nedenle sinematografiye önem verdiğini söyledi. Festivallerde özellikle sinematografi alanında beğeni kazanan filmde buna dikkat ettiğinin altını çizen Deniz, yapımda yas, nostalji, melankoli ve hiçlik temalarını işlediğini ifade etti. Deniz, sözlerine şöyle devam etti: “Bu duyguları temsil eden metafor kış bahçesidir. 14 dakika uzunluğundaki filmde Şengül karakteri kış bahçesini yaşatmaya çalışarak eşini his olarak yanında tutuyor. Bahçe ölürse eşini yeniden kaybedeceği duygusuyla mücadele ediyor. Ancak öte yandan bu çaba eşinin ölümünden sonra hayatına devam edememesini sağlıyor. Şengül’ün yaşadıkları kızı tarafından da onay görmeyince kuşak çatışmasının bir temsili beyazperdeye yansıyor.”

Kategoriler
Kültür Sanat

Zümrüdüanka dizisinin yayın günü değişti

FOX’un sevilen dizisi “Zümrüdüanka” bundan böyle Çarşamba günleri ekrana gelecek.

YapımınıPastel Film’in,yapımcılığını Yaşar İrvül ileEfe İrvül’ün, yönetici yapımcılığınıBirsel Çıkıncı’nın, proje tasarımını Can Sinan’ın üstlendiği, yönetmen koltuğundaVolkan Kocatürk’ün oturduğuve senaryosunuBerat Deniz Demirbilek, Serdar SoydanileTufan Bora’nın kaleme aldığı dizinin yarın bölüm tekrarı yayınlanacak.

Alp Navruzve Ceren Yılmaz’ın başrollerini paylaştığı ve Kapadokya’nın masalsı dünyasında çekimleri devam eden “Zümrüdüanka”, 25 Kasım Çarşambasaat 20.00’de yeni bölümüyle FOX’ta.

Kategoriler
Kültür Sanat

Kapan filmi vizyona girdi

Yönetmenliğini ilk uzun metrajına imza atan Seyid Çolak’ın yaptığı bol ödüllü Kapan filmi vizyona girdi. 41. Uluslararası Moskova Film Festivali’yle birlikte başlayan macerasına ulusal ve uluslararası pek çok film festivaliyle devam eden ve buralarda pek çok ödülün sahibi olan film, yeni yolculuğuna vizyonda devam edecek. TRT ortak yapımı olan ve başrollerinde Onur Dilber, Serkan Altıntaş, Sami Aksu, Münibe Millet, Yasemin Girgin ve Yüksel Akça’nın yer aldığı film, bir adada balıkçılıkla hayatlarını idame ettiren beş arkadaşın, aralarından birinin kaybolması ve vahşi bir kurdun ortaya çıkmasıyla yaşadıklarını anlatıyor.

Yönetmenlik kariyerinde Oyun, Karakar, Soğuk ve Serender gibi kısa filmler bulunan Seyid Çolak’ın seyircisini gizem, gerilim ve dram türleri arasında bir yolculuğa çıkardığı filmi, 3. Uluslararası Nepal Film Festivali’nde En İyi Film, 5. Uluslararası Saidia Film Festivali’nde En İyi Film, 9. Uluslararası Malatya Film Festivali’nde En İyi Yönetmen (Seyid Çolak)ve En İyi Müzik (Ali Saran), 7. Uluslararası Antakya Film Festivali’nde En İyi Yönetmen (Seyid Çolak) ve En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu (Sami Aksu), 7. Boğaziçi Film Festivali’nde FİYAB En İyi Yapımcı (Seyid Çolak), 7. Kayseri Film Festivali’nde Elia Kazan Jüri Özel Ödülü ve 1. Uluslararası Gilak Film Festivali’nde En İyi Erkek Oyuncu (Onur Dilber) ödüllerinin sahibi olmuştu.

Yapımcılığını Zürafa Film ve Seyid Çolak’ın üstlendiği Kapan, 13 Kasım’da vizyona girdi.

Kategoriler
Kültür Sanat

Eşkıya dünyaya hükümdar olmaz 172. Bölümüyle ekranlara geliyor

Eşkıya dünyaya hükümdar olmaz 172. Bölüm: Hızır Reis, canından çok sevdiği Alpaslan için düşmanı Yaman Korkmaz’la barış yapmaya razıdır. Alpaslan’ın Yaman’ı bıçaklamasının ardından hapse girmesi ise Yaman’ın abisi Derman’ın ekmeğine yağ sürer. İçerde Alpaslan’ı bitirmek için planlar yapan Derman Korkmaz, hapishane idaresinden insanları da yanına alarak Alpaslan’ı köşeye sıkıştırır. Abisinin emaneti Alpaslan’ı korumak ise Hızır Reis’e kalır.

Behzat’a yapılan hain saldırının ardından Yaman Korkmaz ve ahalisini yeniden masaya davet eden Reis’in tek amacı Alpaslan’ın canını kurtarmaktır. Kardeşi İlyas ve eşi Ceylan’a rağmen Korkmazlarla el sıkışmaya hazır olan Hızır Reis, herkesi karşısına alır. Korkmazların masaya oturmasına en büyük tepkiyi ise abisi Yavuz’a rağmen Bahar koyar.

İçerde Alpaslan dışarda Hızır Reis’in sürdürdükleri mücadelede son hamlenin kimden geleceği ise henüz belli değildir.

Yayın Tarihi : 17 Kasım 2020 / Salı
Yayın Saati : 20.00

Kategoriler
Kültür Sanat

Çukurda neler olacak

Show TV’de ekrana gelen Ay Yapım imzalı Çukur’un merakla beklenen yeni bölüm tanıtımı yayınlandı. Namık’ın Yamaç’a meydan okuduğu tanıtımda Çukur hakkında söylenen tehditkar sözler tansiyonu yükseltiyor.

Yamaç Selim’i, yaklaşan tehlikeye karşı uyarırken Çukur’a yapılan silahlı saldırıyla tüm mahalleli büyük bir kaosun içine düşüyor. Çukur’a karşı yapılan bu saldırıya Koçovalılar’ın nasıl karşılık vereceği ise heyecanla bekleniyor.

ÇUKUR’DA NELER OLACAK?

Yamaç, daha önce cezalandırdıkları Sefa’nın, arkasına Erdenetleri almasıyla birlikte zor durumda kalacak. Çukur’a yapılan ani saldırılar nefes kesecek. Evde ve mahallede gerilen iplere rağmen bu büyük saldırılar herkesi bir araya getirecek. Selim’le yüzleşen Yamaç hiç beklemediği ağır bir suçlamayla karşı karşıya kalacak. Hem Çukur hem Yamaç giderek köşeye sıkışırken Sultan’ın yapacağı küçük bir hamle Yamaç’ı harekete geçirecek ve Yamaç, Koçovalı olmanın ne demek olduğunu hatırlayacak.

Senaryosunu Gökhan Horzum’un kaleme aldığı Çukur’un yönetmenliğini Sinan Öztürk üstleniyor. Çukur’un kadrosunda; Aras Bulut İynemli, Perihan Savaş, Mustafa Avkıran, Erkan Kolçak Köstendil, Rıza Kocaoğlu, Öner Erkan, Necip Memilli, Damla Sönmez, Kubilay Aka, Hazal Subaşı, Burak Dakak, Hare Sürel, Kadir Çermik, İrem Sak, İrem Altuğ, Boncuk Yılmaz, Mustafa Kırantepe, Ece Yaşar, Cem Uslu, Aytaç Uşun, Ferit Kaya, İlkay Akdağlı, Çağrı Atakan gibi başarılı oyuncular yer alıyor.

Çukur’un merakla beklenen yeni bölümü Pazartesi akşamı saat 20.00’de Show TV’de!