Kategoriler
Güncel

Başkan Soyer’den Öğretmenler Günü çiçeği

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, 24 Kasım Öğretmenler Günü’nde Buca Sosyal Yaşam Kampüsü’nde kalan huzurevi sakini 12 öğretmene çiçek gönderdi. Salgın nedeniyle dışarıya çıkamayan ve ziyaretçi kabul etmeyen öğretmenler çiçek buketlerini görünce gözyaşlarını tutamadı.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, 24 Kasım Öğretmenler Günü’nde Buca Sosyal Yaşam Kampüsü’nde kalan öğretmenleri unutmadı. Soyer, huzurevi sakini 12 öğretmene çiçek göndererek bu özel günü kutladı. Salgın nedeniyle uzun bir süredir dışarıya çıkamayan ve ziyaretçi almayan öğretmenler Başkan Soyer’den gelen çiçek buketlerini görünce gözyaşlarını hâkim olamadı.

Kategoriler
Güncel

İzmir’de yeni yılla birlikte su tarifeleri değişiyor

İZSU Genel Müdürlüğü’nün 2021 yılı bütçesi ve performans programı İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi’nde onaylandı. Tarihinin en büyük yatırım programını hayata geçirmeye hazırlanan İZSU’nun 2021 bütçesi 3 milyar 164 milyon lira olarak kabul edildi.

-Mecliste konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Tunç Soyer, “Risk alarak yaklaşık 1 milyar 200 milyon lira civarında yatırım öngörüyoruz. Popülist olan bir belediye 2 milyar 160 milyon lira gider bütçesiyle hiç borçlanmadan yoluna devam ederdi” dedi.

İZSU Genel Müdürlüğü’nün 2021 Mali Yılı Performans Programı ve Bütçe Tasarısı İsmet İnönü Sanat Merkezi’nde yapılan görüşmelerin ardından oy çokluğuyla kabul edildi. 3 milyar 164 milyon 177 bin liralık 2021 yılı bütçesinin 1 milyar 200 milyon liralık bölümünün yatırımlara harcanması kararlaştırıldı.

“Risk alarak yatırım yapıyoruz”
Bütçe görüşmeleri sırasında konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, “Yaklaşık 1 milyar 200 milyon lira civarında yatırım öngörüyoruz. Bütçemizdeki gelir oranı 2 milyar 160 milyon lira. Popülist olan bir belediye 2 milyar 160 milyon lira gider bütçesiyle hiç borçlanmadan yoluna devam eder. Biz risk alarak 1 milyar 200 milyon gibi bir rakamla yatırım yapıyoruz, borçlanıyoruz. Bunun popülizm olmadığını çok net ifade etmek isterim” dedi.

İZSU bütçesinde yüzülebilir Körfez hedefiyle ilgili projelerin de olduğunu söyleyen Başkan Soyer, “İç Körfez’de tespit edilen temizlik değerlerinde ışık geçirgenliği yüzde 75.83, oksijen miktarı 5.71 miligram/ litre olmuş. Bu, Körfez’in temizlenmekte olduğunun göstergesidir. Benim çocukluğumda İnciraltı’nda, Göztepe’de balık yakalardık, sonra uzun yıllar boyunca yakalayamadık. Şimdi sahil boyunca çipura tutuluyorsa bu bir temizlenme göstergesidir. Biz Meles, Arap Deresi, Manda Çayı ve Bostanlı Çayı’nda, bunların hepsinde derelerin çıkış ağzındaki çamuru temizledik. Bu çalışmalar Körfez’in temizlenmesinde ciddi etki yarattı” şeklinde konuştu.

2021’de 126 kilometre yağmur suyu ve atık su ayrıştırma hattı yapımına başlayacaklarını ifade eden Soyer, “2022’de ise 250 kilometrelik hattın proje ihalesine çıkıyoruz. 2023’de 376 kilometrelik yağmur suyu atık su ayrıştırma projesi tamamlanmış olacak. Bu 376 kilometrelik proje, Körfez’e gelen kanallarla ilgilidir. Körfez’e gelen kanalların tamamını ayrıştırdığımızda, yani Körfez’e atık su değil sadece yağmur suyunun akmasını sağladığımızda yüzülebilir Körfez ile ilgili önemli bir aşama kaydetmiş oluyoruz. Bundan sonra eğer Orta Körfez’de bir sığlaşma varsa tarama işlemi yine yapılır. Şu anda Meles ağzında bunu yapıyoruz zaten. Ancak biz önceliği kirletmemeye verdik” dedi.

Kuraklık vurgusu
İZSU’nun öncelikli hedefinin su kaynaklarının korunması ve suyun tasarruflu kullanılması olduğunun da altını çizen Soyer, “Jeolojik olarak su kaybı var. Bunun da temel nedeni de silaj meselesi. 2019 yılı içinde 2 milyon ton pamuk, 4 milyon ton patates üretmişiz. 25 milyon ton ise silaj bitkisi üretmişiz. Bir silaj bitkisi 84 litre su tüketiyorsa, 25 milyon tonun hesabını siz yapın. Bu nedenle kırsalda fiğ gibi az su tüketen yem bitkilerini yaygınlaştırmaya çalışıyoruz. Dünya kuraklığa doğru gidiyor. Bugün 300 metrede su bulunamıyorsa, yarın 600 metrede su bulunamayacak. Öncelikle tasarrufa kafa yormalıyız. Belki İzmir’de seferberlik ilan etmeliyiz. Çünkü pandemiden, depremden sonra bizi bekleyen tehlike kuraklık olacak” dedi

“Dengeli bir bütçedir”
İzmir Büyükşehir Başkan Vekili Mustafa Özuslu ise İZSU Performans Programı ve Bütçe Tasarısı’nın İZSU Stratejik Planı’nın ilke ve hedeflerine bağlı olarak yapıldığına dikkat çekerek “2021 yılı bütçesi de rasyonel ve İzmir halkının ihtiyaçlarını karşılayan dengeli bir bütçedir” dedi.

Hedef 500 kilometre içme suyu hattı
İZSU’nun 2021 yılı bütçesinden en büyük pay içme suyu yatırımlarına ayrıldı. Suyun erişilebilirliğini artırmak ve kayıp-kaçakları önlemek için harcanacak toplam miktar 462 milyon liraya yaklaşıyor. Önümüzdeki yıl sadece şebeke ve iletim hatlarının yapımı için kurum bütçesinden yaklaşık 236 milyon lira harcanacak.
Yıl içinde 500 kilometre uzunluğunda içme suyu şebekesi ve iletim hattının imalatı hedefleniyor. Bu kapsamda Ödemiş’in içme suyu projelerinin, Halkapınar derin kuyuları içme suyu iletim hatları ve depo projesinin, Kınık’ta Arpaseki, Aziziye, Büyükoba, Poyracık, Kodukburun, Yayakent, Hamzahocalı, Arpadere, Çiftlik mahallelerinin içme suyu projelerinin, Kiraz 3. Etap çevre mahalleleri içme suyu projelerinin tamamlanması hedeflenen çalışmalar arasında.

Atık su arıtma tesisleri için 330 milyonun üzerinde bütçe
İçme suyunun üretimi ve arıtılması faaliyetleri için ise İZSU bütçesinden yaklaşık 178 milyon lira pay ayrıldı. Bu kapsamda Karaburun Mordoğan Göleti İçme suyu Arıtma Tesisi’nin tamamlanması, Foça, Yenifoça, Musabey Kuyuları, Dikili Çandarlı Göleti, Karaburun Bozköy Göleti ve Çeşme ilçesi içme suyu arıtma tesislerinin yapımında önemli aşamalar kaydedilmesi ve 4 adet de içme suyu paket arıtma tesisinin yapılması planlanıyor.
İZSU Genel Müdürlüğü, atık su arıtma tesislerinin işletilmesi, yeni tesislerin projelendirilmesi ve yapılması için 2021 yılında 330 milyon liranın üzerinde harcama yapacak. Atık su iletim sisteminin etkinlik ve verimliliğinin artırılması için yapılacak çalışmalara ise yaklaşık 300 milyon liralık bütçe ayırdı.

80 kilometre yağmursuyu şebekesi tamamlanacak
İZSU Genel Müdürlüğü’nün 2021 yılındaki en iddialı işleri arasında yağmur suyu ve kanalizasyon sisteminin ayrıştırılması çalışmaları yer alıyor. 130 milyon liranın üzerinde bir bütçe ayrılan bu çalışmalar kapsamında 126 kilometresi ihale edilecek yağmursuyu şebekesi ve toplayıcı hat imalatlarının 80 kilometrelik bölümü 2021’de tamamlanacak.
Mevcut yağmur suyu hatlarını etkin ve verimli şekilde yönetmek amacıyla yapılacak bakım, temizlik ve benzeri çalışmalar için 58 milyon liranın üzerinde harcama yapılacak.
Sel ve taşkınları önlemek, etkilerini azaltmak için yapılacak dere ıslahları ve benzeri çalışmalar içinse kurum bütçesinden 50 milyon liradan fazla bir pay ayrıldı.

Artan giderler nedeniyle su tarifelerine yeni düzenleme
Meclis’te su fiyatının ortalama yüzde 15 oranında arttırılması kararlaştırıldı. CHP Grup Sözcüsü Nilay Kökkılınç su fiyatındaki artışın yükselen maliyetler dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiğini söyleyerek “2019 yılının Eylül ayı ile 2020 yılının Eylül ayını kıyasladığınızda makine, ekipman ve teçhizat, enerji, personel giderleri, döviz kuruna bağlı olarak hizmet ve mal alımları ile yapım işlerin maliyetlerinin de arttığını görürsünüz. Enerjide yüzde 26, dövizde yüzde 40 artış var. Maliyetlerin bu kadar yükseldiği ekonomik şartlarda su fiyatının yüzde 15 gibi makul bir seviyede artırılmasını çok doğal karşılamak gerekiyor” dedi. İZSU’nun devletten, İller Bankası’ndan ve Büyükşehir Belediyesi’nden destek almadığını da sözlerine ekleyen Kökkılınç, kurum olarak İZSU’nun tek gelirinin su faturaları olduğunu belirtti.

Tarifeler nasıl olacak?
İzmir’de 1 Ocak 2021’den itibaren geçerli olacak yeni kademeli tarifeye göre konutlarda kullanılan 0-13 m³ arasındaki tüketimlerde suyun metreküp fiyatı KDV hariç 6,41 TL olacak. 14-20 m³ arasındaki tüketimlerde 6,92 TL; 21 m³ ve üzerindeki tüketimlerde ise 14,27 TL ödenecek. Konut dışı kademesiz tarife ise 16,35 TL oldu.

Kategoriler
Güncel

Sanayicilerden Kemalpaşa’ya örnek okul

İzmir Kemalpaşa Organize Sanayi Bölgesi, bölge sanayicilerinin dayanışması ile Türkiye’ye örnek bir okul kazandırdı. Sanayicilerin ihtiyaç duyduğu aranan elemanı yetiştiren Kemalpaşa Organize Sanayi Bölgesi Zülfü-Mevlüt Çelik Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, binasından, atölye ve laboratuvarlarına kadar sanayicilerin el birliği ile büyümeye devam ediyor.

Geçen yıl 3 ay gibi kısa sürede inşaatı tamamlanarak eğitim öğretim hayatına başlayan okula sanayicilerin destekleri artarak devam ediyor. KOSBİ’nin yer göstermesi ile Adalya Tobacco firması sahibi Ali Rıza Çelik’in okul binasını yaptırmasının ardından, atölye ve laboratuvarları için de KOSBİ sanayicileri güç birliği yaptı.

Örnek dayanışmaya Porsuk’tan teşekkür

KOSBİ Yönetim Kurulu Başkanı Kamil Porsuk, Ali Rıza Çelik’in binasını yaptırarak en büyük katkıyı sunduğu Zülfü-Mevlüt Çelik Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’ne atölye ve laboratuvarları için KOSBİ’li sanayicilerin hem nakdi yardım yaptıklarını hem de makine ve teçhizat desteğinde bulunduklarını söyledi.

KOSBİ Yönetim Kurulu Başkanı Kamil Porsuk, milli teknolojinin güçlendirilmesi, her alanda rekabetçilik ve verimlilik artışının sağlanmasının ancak ve ancak güçlü bir mesleki eğitim hamlesi ile gerçekleşebileceğini Türkiye’deki tüm sanayicilerin dile getirdiğini söyledi. Türkiye sanayisinin nitelikli eleman sıkıntısının çok yüksek olduğunu hatırlatan Porsuk, “Biz de bu alana yönelik bir mesleki okul yaptırmak istedik ve Ali Rıza Çelik’in büyük katkısı ile okulu inşa ettik. Geçen sene eğitim öğretime başlayan okulumuzun atölye ve laboratuvarları için gerekli olan ekipmanlar için de KOSBİ’li sanayicilerimiz az çok, büyük küçük demeden desteklerini sundular. Sanayicilerin hiçbir desteği esirgememesi ile güzel bir okul ortaya çıktı. Bu örnek dayanışma için hepsine ayrı ayrı teşekkür ediyorum” diye konuştu.

KOSBİ Zülfü-Mevlüt Çelik Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Kurucu Müdürü Satı Çalışkan ise okulun son derce modern ve mesleki eğitime uygun şekilde inşa edildiğini, tek eksiklerinin atölye ve laboratuvarlar için makine ve teçhizat olduğunu söyleyerek, “Sanayicilerimizin katkılarıyla da bu eksikliklerimiz hızla gideriliyor, öğrencilerim adına hepsine teşekkür ederim” dedi.

Kategoriler
Güncel

Dünya Çocuk Gününde tarihi mekanlar maviye büründü

UNICEF’in her yıl ortakları ile gerçekleştirdiği Dünya Çocuk Günü etkinlikleri kapsamında İstanbul’da Kız Kulesi ve Galata Kulesi, Ankara’da Atakule, Eskişehir Masal Şatosu’nun yanı sıra Göbekli Tepe, Ankara Cumhuriyet Müzesi, Çorum Hattuşa Surları, Patara Ören Yeri, Efes Celcus Kütüphanesi ve Hadrian Tapınağı ve İstanbul Arkeoloji Müzesi gibi tarihi yapı ve mekanlar da maviye büründü.

UNICEF Türkiye İyi Niyet Elçisi Tuba Büyüküstün’ün de aralarında olduğu UNICEF İyi Niyet Elçileri, UNICEF destekçileri, sanatçılar ve kanaat önderleri #DünyaÇocukGünü ve #WorldChildrensDay etiketiyle sosyal medya üzerinden paylaşımlar yaparak çocuk haklarına dikkat çekti.

Birleşmiş Milletler tarafından 20 Kasım 1989 tarihinde kabul edilen Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin ardından her yıl 20 Kasım günü, dünya genelinde çocuk haklarına vurgu yapılan özel bir gün olarak kutlanıyor. Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) ve ortakları tarafından 190 ülkede bu özel günde özel etkinlikler gerçekleştiriliyor.

Türkiye’de de Dünya Çocuk Günü kutlamalarına dünyadaki örneklerine benzer şekilde, 20 Kasım gecesi İstanbul’da Kız Kulesi ve Galata Kulesi, Ankara’da Atakule, Eskişehir Masal Şatosu’nun yanı sıra Göbekli Tepe, Ankara Cumhuriyet Müzesi, Çorum Hattuşa Surları, Patara Ören Yeri, Efes Celcus Kütüphanesi ve Hadrian Tapınağı ve İstanbul Arkeoloji Müzesi gibi tarihi yapı ve mekanlar da mavi renk ile ışıklandırıldı.

DÜNYA ÇOCUK GÜNÜ ÇERÇEVESİNDE TÜRKİYE’DE BİR ÇOK ETKİNLİK GERÇEKLEŞTİRİLDİ;

İllüstrasyon Etkinliği: Dünyanın farklı ülkelerinden 13-24 yaş arası çocuk ve genç daha yeşil/sürdürülebilir; herkes için daha iyi eğitim koşullarına sahip; fiziksel ve mental olarak daha sağlıklı ve iyi hissettikleri ve hiçbir ayrımcılığın olmadığı bir dünyaya ilişkin hayallerini istedikleri malzemeyi kullanarak sanata dönüştürüp, sosyal medya platformlarında paylaştılar. UNICEF, bu etkinlik kapsamında global düzeyde de Türkiye’nin de aralarında bulunduğu ülkelerden yollanan eserleri tüm dünya ile sosyal medya kanaları ve websitesi üzerinden paylaşmaya devam ediyor.

Dünya Çocuk Günü Oyun Girişimi: UNICEF Türkiye, 20 Kasım Dünya Çocuk Günü öncesinde dezavantajlı çocuklarla ilgili önyargıları aşmak ve çocukların potansiyelini, becerilerini ve yaratıcılığını ortaya çıkarmak için çevrimiçi oyundan faydalanan yeni bir girişim başlattı. “Potansiyellerini açığa çıkar” mini oyunu, dezavantajlı geçmişlerden gelen üç çocuğun gerçek hayat hikayelerine ve gelecek hayallerine dayanıyor.

Önemli iş birlikleri: UNICEF Türkiye İyi Niyet Elçileri başta olmak üzere sanatçılar, spor kulüpleri, medya kuruluşları, özel sektörden isimler UNICEF’in kampanyasına sosyal medya üzerinden destek vererek hem çocukların seslerini duyurabilmelerine hem de çocuk haklarına dikkat çekilmesine katkı sağladı. Ayrıca bu iş birlikleri UNICEF tarafından çocukların haklarının korunmasına yönelik sürdürülen farkındalık arttırma çalışmalarının güçlenmesine de destek oluyor.

Ayrıca UNICEF İyi Niyet Elçisi Tuba Büyüküstün’de bu özel güne hazırladığı video ve Instagram Canlı Yayını ile destek verdi. UNICEF İyi Niyet Elçisi Cedi Osman da video mesajıyla çalışmalara katkıda bulundu.

Ulusal Çocuk Forumu: Bu yıl 21. kez düzenlenen Ulusal Çocuk Forumu tüm illerde çalışmalarını sürdüren İl Çocuk Hakları komitelerinden temsilci gençlerin pandemi nedeni ile dijital olarak katılımlarıyla gerçekleştirildi. Komiteler bu yıl tartışmak üzere” Sağlıklı Gençler Sağlıklı Gelecek” temasını seçtiler. 18-19 Kasım tarihlerinde dijital ortamda buluşacak olan il temsilcileri TBMM ye sunulmak üzere görüş ve önerilerinin yer aldığı bildirgelerini hazırladılar. UNICEF ve Aile, Çalışma ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ortaklığında düzenlenen Ulusal Çocuk Forumu bu yıl Ulusal Koordinatörler, üst düzey yetkililer ve UNICEF Temsilcisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde bir araya geldiği ve gençler tarafından bildirgenin basınla paylaşıldığı kapanış töreni ile hayata geçirildi.

Dünya Çocuk Günü Her Yerde: Sadece büyük şehirler değil, Kütahya’dan Iğdır’a , Siirt’ten Zonguldak’a kadar birçok ilde açıkhava reklam mecralarında yayınlanan Dünya Çocuk Günü görselleri ile UNICEF tüm Türkiye’yi Dünya Çocuk Günü’nde çocuk haklarıyla ilgili farkındalık oluşturdu

Kategoriler
Güncel

Kanatlar’ın İçme Suyu Sorunu çözüme kavuştu

Muğla Büyükşehir Belediyesi Ula İlçesi Gölcük Mahallesi Kanatlar Mevkiinde yaşanan su sıkıntısını yaptığı depo düzenlemeleri ve yeni içme suyu hatlarıyla birlikte tamamen ortadan kaldırdı.
Muğla Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (MUSKİ) Genel Müdürlüğü, İl genelinde içme suyu sorunlarının ortadan kaldırılmasına yönelik çalışmalarına devam ediyor. Son olarak Ula İlçesi Gölcük Mahallesi Kanatlar mevkiinde özellikle yaz aylarında ortaya çıkan içme suyu sorunu yapılan çalışmalarla tamamen ortadan kaldırıldı.
Kanatlar mevkiinde ortaya çıkan su sıkıntısının çözümü için harekete geçen ekipler, bölgede içme suyu deposunda düzenleme ve yeni içme suyu hat yapımını tamamladı. Gölcük Mahallesi 1’nolu su deposunu Kanatlar mevkiini besleyecek şekilde dizayn eden ekipler ayrıca 500 metre yeni içme suyu hattı ve abone hat yenilemesi yaptı. Ayrıca bölgeye 1 adet vana ve 2 adet vantuz monte edilerek hattın sağlıklı bir biçimde çalışması sağlandı. Bölgede yapılan bu çalışmalarla birlikte Kanatlar mevkiinin içme suyu sorunu ortadan kaldırıldı.

Kategoriler
Güncel

Görme Engellilerinin Kart Sırası Mağduriyeti!

Türkiye Beyazay Derneği İzmir Şube Başkanı Salih Arıkan, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ‘engelli kartı’ başvuru merkezlerinde görme engellilere uygun bir düzenlemenin yapılmasını talep etti. Başkan Arıkan, bir refakatçiyle gittiği kart başvurusunda yaşadığı traji-komik olayları Bilim ve Sağlık Haber Ajansı’na (BSHA) anlattı.

İzmir Büyükşehir belediyesinin engelli kartını almak için kart müdürlüğüne gittiğini anlatan Arıkan, “İşlem yaptırmak için Kalabalık bir topluluk vardı. Ben de refakatçimle birlikte oraya gittim ben görme engelli tansiyon ve şeker hastasıyım İzmir Valiliği beni işe göndermiyor idari izinli sayıyor. Risk durumundan dolayı arkadaşlara rica ettim ben refakatçimle birlikte geldim. Neden çünkü normal zamanlarda değiliz görme engellilere izinsiz dokunuyorlar izinsiz yardım etme anlayışları bulaş riskini arttırıyor. Ben de rica ettim bana yardımcı olun öncelik tanıyın dedim onlarda öncelik tanıma yetkimiz yok deyip bana yardımcı olmadılar. Ben de yarın tek başıma gidip işlem yaptıracağım çünkü refakatçim yarın olmayacak eğer bana izinsiz yardım ya da farklı nedenlerden dolayı korona bulaşırsa sorumlusu İzmir Büyükşehir belediyesi kart müdürlüğü yetkilileridir” dedi.

“Süre Uzatılsın”

İnsanların görme engellilere yardım amacıyla izinsiz dokunabildiğine dikkat çeken Arıkan, “Bizde zorunlu olmadıkça dışarı çıkmıyoruz. Zaten idari izinliyiz. Sırada kimler yoktu ki yaşlılar engelliler ve diğerleri. Bu işlerin farklı çözümleri bulunamaz mı örneğin sıra numarası alınır ve hangi numara yanınca o arkadaş işlem yapar.

Araya bekleme çizgisi koymuşlar benim gibi görmeyen hissedilebilir bir yüzey olmazsa o çizgiyi nasıl takip edecek.

Ayrımcılığın Resmi. Herkes internetten kart başvurusu yaparken engelliler bizzat giderek kart başvurusunda bulunuyor. Bu apaçık ayrımcı bir uygulamadır. Engellilerde internet üzerinden kart başvurusu yapabilir.

İstenilen Belgeler. Kimlik Aslı Bir Adet Biyometrik resim Raporun aslı yâda aslı gibidir örneği isteniyor. ENABIZ’dan indirilen raporlar ve verilen kodlarda geçerli olmalı. Bazı arkadaşlarımızın kâğıt raporu yok ama Enabız çıktısı alabilir. Aile bakanlığının kartlarına tiren yolculuğunda olduğu gibi bir barkod yapıştırılarak yeni kart alma zorunluluğu olmamalı. Kart merkezleri çoğaltılabilir yâ da randevu sistemiyle çalışıla bilinir. Dışarı çıkamayan başvuru sahiplerine eve gelinerek yardımcı oluna bilinir. Buradaki temel sorun ortak akıl sürecinin işletilmemesi bu ve benzeri durumlarda engelli derneklerle görüş alış verişinde bulunulmamasıdır. Engelliler yaşlılar ve halkın sıraya geçerek beklemesi kabul edilebilir değil lütfen farklı çözümler üretilsin gerekirse süre uzatılsın” açıklamasında bulundu. (BSHA – Bilim ve Sağlık Haber Ajansı)

Kategoriler
Güncel

Karşıyaka’daki mevcut binaların kat kaybı olmadan yenilenmesinin önü açıldı

Karşıyaka Belediyesi, 1985 – 2002 yılları arasında inşa edilmiş binaların kentsel dönüşüm sürecini hızlandıracak örnek bir karara imza attı. İzmir’de ilk kez Karşıyaka Belediyesi tarafından hazırlanan plan notu doğrultusunda; bu kapsamdaki mevcut binaların kat kaybı olmadan yenilenmesinin önü açıldı.

BÜYÜK SORUN

İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi’nde 18.09.1985 tarihinde alınan kararla; Karşıyaka’nın da aralarında bulunduğu merkez ilçelerde inşa edilecek 6, 7 ve 8 katlı yapılara, plan kararı değişmeksizin 1 kat ilave hakkı verilmişti. Sonraki yıllarda binaların büyük çoğunluğu ‘kat sıkıştırma’ olarak bilinen bu haktan yararlanarak yapılırken, 2002’de yönetmelik değişiklikleri ile bu uygulama iptal edilmişti. Böylelikle, söz konusu yapıların dönüşümünde de ilave kat hakkı geçersiz hale gelmiş, imar planındaki kat sayısı geçerli kılınmıştı. Örneğin mevcut haliyle 7 katlı olan bir apartmanın kentsel dönüşüme girdiği takdirde 6 katlı olarak inşa edilebilmesi; uzlaşı ve hak sahipliliği konularında büyük sorunların yaşanmasına ve dönüşümün neredeyse imkansız hale gelmesine yol açmıştı.

YÜRÜRLÜĞE GİRDİ

Karşıyaka’da da ekonomik ömrünü tamamlamış birçok yapının ‘kat sıkıştırma’ yöntemi ile yapıldığı ifade edilirken; Karşıyaka Belediyesi bu binaların yenilenmesinin önünü açmak için yaklaşık bir yıl önce harekete geçti. Uzman ekipler tarafından yapılan analizler ve çalışmalar sonucunda hazırlanan plan notu, önce Karşıyaka Belediye Meclisi, ardından da İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi’nin onayından geçti. Bir aylık askı süreci sonrasında uygulama yürürlüğe girdi. Buna göre; 2002 yılından önce kat sıkıştırılarak inşa edilmiş olan ve kat sayısı yürürlükteki imar planlarında belirlenen kat adedinden 1 fazla olan mevcut yapılar, kat sayıları aynen korunarak yenilenebilecek. Kat yüksekliği 2,85 metreyi geçemeyecek, batar / asma kat yapılamayacak.

“KAZANILMIŞ HAKKI KORUYORUZ”

İzmir’de 30 Ekim’de meydana gelen depremin, bina güvenliği konusunun önemini çok acı şekilde hatırlattığına dikkat çeken Karşıyaka Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay “Bir daha böyle acılar yaşamamak için gereken düzenlemeleri yapmak, bizim en büyük sorumluluğumuzdur. Karşıyaka Belediyesi olarak, son deprem felaketinden çok daha önce, ilçemizdeki eski yapıların yenilenmesinin önünü açmak için çalışmalarımıza başlamıştık. Büyükşehir Belediyemizin de destekleriyle, hazırladığımız plan notunu uygulamaya koyduk. Yaptığımız düzenlemeyle hiçbir şekilde yeni bir hak vermiyoruz, ilave kat hakkı tanımıyoruz. Sadece, vatandaşımızın kazanılmış hakkını koruyoruz. Bu kararın ilçemizdeki bina yenileme çalışmalarına büyük ivme kazandıracağına inanıyoruz” dedi.

“KARŞIYAKA ÖNCÜLÜK ETTİ”

Düzenleme hakkında bilgi veren İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi Üyesi ve Karşıyaka Belediye Meclisi İmar Komisyonu Başkanı Nilüfer Bakoğlu Aşık da şunları kaydetti: “Girne, Atatürk Bulvarı ve sahil kesimi gibi Karşıyaka’nın pek çok bölgesinde, ilave kat hakkından faydalanarak yapılmış çok sayıda bina var. Önemli bir kısmı da ekonomik ömrünü tamamlamış olan ve yenilemeye ihtiyaç duyulan yapılar. Yaşadığımız coğrafyanın deprem bölgesi olması dolayısıyla yenilemeyi teşvik etmek gerekirken, kat sayısının düşmesi dönüşümün önüne çok büyük bir engel koyuyor. Biz Karşıyaka’da bu engeli kaldırdık. Karşıyaka Belediyesi bu kararla İzmir’e öncülük etti. Örnek olmasını ve diğer ilçelerdeki bu ve benzeri sorunların süratle çözülmesini diliyoruz.”

Kategoriler
Güncel

İzmir’deki binaların envanteri çıkarılacak

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, kentteki yapı stokunun envanterini çıkartmak için çalışmalara başladıklarını söyledi. Yapı kontrol laboratuvarı kurmayı ve binalara deprem güvenlik karnesi vermeyi planladıklarını belirten Soyer, “Orta hasarlı yapılar için de mevzuat düzenlemesi ve finansman modeli üzerinde çalışıyoruz” dedi.

ODTÜ Mezunlar Derneği’nin düzenlediği deprem konulu çevrim içi söyleşiye katılan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, belediyenin bu alandaki yol haritasını paylaştı. Depremin hemen ardından arama kurtarma çalışmaları, çadır alanları oluşturulması ve yardımların koordine edilmesi başta olmak üzere kapsamlı bir çalışma başlattıklarını söyleyen Soyer, “Zaman içinde son derece organize biçimde çadır alanlarındaki her türlü talebi anında çözebilecek noktaya geldik. Belediyemizin Uzundere’de 224, Gaziemir’de 58 konutunu ve eski adıyla Hilton’un 380 odasını hızla depremzedeler için hazır hale getirmeye başladık. Yavaş yavaş bu konutlara afetzedeler yerleşmeye başladı. Halkın Bakkalı ve Biz İzmir platformu üzerinden ‘Biz Varız’ kampanyası başlattık ve ilk saatlerden itibaren binlerce gıda, hijyen paketi, sıcak yemek ve uyku tulumu bağışı ile afetzedelerimizin ihtiyaçlarını karşıladık. Yatak, beyaz eşya, ocak gibi evin temel ihtiyaçlarına dönük bağış kampanyamız halen devam ediyor” dedi.

“Afetzede hemşerilerimizin bir yuvaya kavuşmasını sağlıyoruz”
“Bir Kira Bir Yuva” kampanyası başlatarak kullanmadığı evlerini paylaşmak isteyenleri ve 5 ay boyunca kira desteği sunacak yurttaşları afetzedelerle buluşturduklarını söyleyen Soyer, sözlerine şöyle devam etti: “Şimdiye kadar bu kampanyamızda 217 hemşerimiz evini paylaştı. 38 milyon liraya yakın kira desteği sağladık. Bu, 3 bin 800 deprem mağdurunun beş aylık kira bedelinin toplanması anlamına geliyor. Bu desteklerle peyderpey afetzede hemşerilerimizin bir yuvaya kavuşmasını sağlıyoruz. Evi ağır hasar görmüş, yıkılmış ya da yıkılması gereken 4 bin 239 hanenin acil ihtiyaçlarını karşılayacak noktaya geldik. 6 bin 929 orta hasarlı ev tespiti yapılmış aile için de Büyükşehir olarak her bir haneye 5 bin lira destek vermeyi karar altına aldık. Bu da 35 milyon liralık bir bedel ödenmesi anlamına geliyor. Dolayısıyla ağır hasarlı binalardaki 4 bin 239 hanemizle orta hasarlı binalardaki 6 bin 229 hanemiz için acil ihtiyaçlarını gidecek çözümü 13-14 gün içinde üretmiş olduk. Kitabı yazılacak bir başarı hikayesi ortaya konuldu.”

“Risk araştırması yapmaya başlıyoruz”
İzmir’in bu tür afetlere karşı dirençli bir kent olması için yapılacaklar ve bunun için finansman modelinin belirlenmesi üzerine çalıştıklarını söyleyen Soyer, depremle ilgili Bilim Kurulu oluşturarak bu kurul rehberliğinde yol alacaklarını vurguladı. Soyer, “Amacımız 1999 öncesinde ruhsatlandırılmış yapılardan başlayarak kentteki yapı stokunun envanterini çıkartmak. Biz de bir yandan bu yapı stoku ile ilgili risk araştırması yapmaya başlıyoruz. Yapı kontrol laboratuarı kuracağız ve binalara bir deprem güvenlik karnesi vermeyi planlıyoruz. Büyükşehir Belediyesi’nin bütçesini de revize ederek depremle ilgili çalışmalar için 200 milyon lira kaynak aktarmayı uygun gördük” dedi.

“Türkiye için model olsun”
Göreve geldiklerinde Toplum Sağlığı Dairesi Başkanlığı ile Deprem Dairesi Başkanlığını kurduklarını hatırlatan Soyer, afet ile ortaya çıkan dayanışma gücünün çok kıymetli olduğunu değinerek “İzmir’i dirençli bir kent yapacak asıl şey, kentin dinamiklerini bir araya getirme kabiliyetini artırmaktan geçiyor. Şimdiki derdimiz bu dayanışmanın sürmesi yönünde. Çünkü Türkiye deprem kuşağında bir ülke. Bizim İzmir için bundan sonra üreteceğimiz çareler Türkiye için de model olsun düşüncesini taşıyoruz” şeklinde konuştu.

“Orta hasarlı yapılarla ilgili çalışma başlattık”
Soyer, orta hasarlı binalardaki depremzedeler için nasıl bir yol izleneceğine dair gelen soruya ise öncelikle mevzuattan bahsederek yanıt verdi. Soyer, “Çevre ve Şehircilik Bakanlığı mevcut mevzuat ile ağır hasarlı ve acil yıkılması gereken yapılardaki depremzedeler için bir bölümü yerinde bir bölümü rezerv alanda toplu konut yapımı ile ilgili bir çözüm ortaya koyuyor. Nitekim 5 bin konut yapımıyla ilgili süreci başlattık. 2 bini yerinde 3 bini rezerv alanda olacak. Ancak bu çözüm sadece ağır hasarlı binalarla ilgili. Mevzuatımız orta hasarlı yapılarla ilgili sınırlı çözüm üretiyor. Binayı güçlendirirsen orada oturabilirsin diyor ama binayı güçlendirmekle ilgili bir destek öngörmüyor. Orada bir mağduriyet söz konusu. Belediye olarak çalıştığımız ana başlıklardan biri de orta hasarlı yapılar. Bir yandan daha önce yaptığımız kentsel dönüşüm çalışmalarını hızlandırırken bir yandan da orta hasarlı yapılardaki deprem mağdurları için bir çözüm üretmek üzere çalışma başlatıyoruz. Bunun mevzuat ve finansman tarafı var. Büyükşehir olarak hem mevzuat için yapılacak düzenlemelerle hem de finansman modeli üzerinde çalışıyoruz. Dünya Bankası ve başka finans kuruluşlarıyla görüşmeye başladık” dedi.

Yerel yönetim reformu vurgusu
Yerel yönetimlerin gücünü, kaynaklarını ve sorumluluklarını artıran yeni bir yerel yönetim reformuna ihtiyaç olduğunun altını çizen Soyer, “Devlet baba ise belediye anadır dedik hep. O nedenle yerel yönetim reformu diyoruz. Bu reform paketinin içinde dirençli kent başlığı da var ama zaten dirençli kent değimiz zaman kentlerin yaşam kalitesini yükseltmekten de söz ediyoruz. Dirençli kent yaratmak sadece afetlere karşı önlem almaktan ibaret değil. Bu önlemleri almaya başlayınca kentteki yaşam kalitesini de arttırmaya başlamış oluyorsunuz” dedi.

Kategoriler
Güncel

Körfez Yarış Pistinde heyecan başlıyor

Koronavirüs (Covid-19) pandemisi nedeniyle ara verilen otomobil sporları organizasyonları, T.C. Gençlik ve Spor Bakanlığı Spor Hizmetleri Genel Müdürlüğü izni ile 21 Kasım’dan itibaren 6 hafta boyunca Körfez Yarış Pisti ve çevresinde belirlenen parkurlarda gerçekleştirilecek.

Türkiye Otomobil Sporları Federasyonu (TOSFED) tarafından düzenlenecek olan Türkiye Ralli ve Historic Ralli Şampiyonları ile offroad, baja, pist, karting, drift ve Şevki Gökerman Ralli Kupaları organizasyonları, Koronavirüs (Covid-19) önlemleri kapsamında seyircisiz olarak gerçekleştirilecek.

Toplam 3 yarıştan oluşan 2020 TOSFED Karting Kupası, Körfez Yarış Pisti’nde 20 Kasım Cuma günü düzenlenecek olan ilk ayak yarışları ile başlayacak. Mini, Junior, Senior ve Master olmak üzere 4 ayrı kategoride koşulacak yarışlar, saat 10.00-13.00 arasındaki antrenman ve sıralama turları ile başlayacak. Daha sonra saat 14.00’den itibaren tüm kategoriler ikişer yarış yapacak ve klasman belirlenecek.

Yine 3 ayaktan oluşan 2020 TOSFED Pist Kupası, 21-22 Kasım tarihlerinde Körfez Yarış Pisti’nde düzenlenecek olan ilk ayak ile başlayacak. 21 Kasım Cumartesi günü İdari ve teknik kontrol ile başlayıp antrenmanlar ve sıralama turları koşulurken, 22 Kasım Pazar günü de saat 11.00’de Super grup ilk yarışı, 11.45’te de maxi grup ilk yarışı gerçekleştirilecek. Saat 14.00’de süper grup ikinci yarışı koşulurken, maxi grubun ikinci yarışı ise saat 14:45’de başlayacak.

2020 TOSFED Drift Kupası da, yine Körfez Yarış Pisti’nde farklı varyasyonlarda düzenlenecek 3 yarıştan oluşacak ve 21-22 Kasım’daki ilk ayak ile başlayacak. 21 Kasım Cumartesi günü idari ve teknik kontrol ardından antrenmanlar ve sıralama turları koşulurken, 22 Kasım Pazar günü de saat 15.30’dan itibaren final eşleşmeleri gerçekleştirilecek.

Yarışlara, 27-29 Kasım tarihleri arasında düzenlenecek ralli, offfroad ve baja branşlarıyla devam edilecek.

Kategoriler
Güncel

Tunç Soyer’den çadırdaki depremzedelere ziyaret

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin depremzedelerin ihtiyaçlarını en hızlı ve kolay şekilde karşılamak için Bayraklı’da Özel Tınaztepe Galen Hastanesi’nin otoparkında oluşturduğu çadır alanını ziyaret etti. Depremzedeler, depremin ilk gününden bu yana kendilerini yalnız bırakmayan Başkan Soyer’e teşekkür etti. Başkan Soyer ise depremzede yurttaşları çadırdan çıkarıp kalıcı konutlara yerleştirmek için çalıştıklarını söyledi.

İzmir Büyükşehir Belediyesi geçici olarak enkaz bölgeleri yakınındaki parklarda dağınık halde bulunan çadırlarda kalan yurttaşlara daha iyi hizmet vermek için Bayraklı Özel Tınaztepe Galen Hastanesi otoparkında yeni çadır alanı oluşturdu. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, depremzedelerin çamaşırhane, duş, tuvalet, yemek, sosyal market, giyim gibi ihtiyaçlarına daha rahat ulaşmasını sağlayacak şekilde düzenlenen çadır alanını ziyaret ederek yurttaşların ihtiyaçlarını sordu, sorunlarını dinledi. Çocuklar için şişme oyun parkının kurulduğu, çadır önlerinde çocuklar için oyun alanı ve bahçelerin de oluşturulduğu çadır alanında Başkan Soyer’i gören depremzedeler, depremin hemen ardından çok iyi bir şekilde organize olan İzmir Büyükşehir Belediyesi ekiplerine teşekkür etti.

İyi ki varsınız
Türkiye’nin bir çok bölgesinden yardım için gelen ekiplerin İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin hizmetlerine çok şaşırdığını ve bunu kendisine ifade ettiğini belirten çadır alanında kalan depremzede Fehime Gümüş, “Kastamonu AFAD’dan gelen ekipler buradaki organizasyonu görünce şoka girdiler. ‘Biz böyle bir dayanışma, hizmet görmedik’ dediler. Çadır alanımızda park bile var. İzmirliler gerçekten birbirine yetiyor. İyi ki varsınız. Allah size uzun ömürler versin. Bir daha umarım böyle kötü bir olayla karşılaşmayız” diye konuştu.

Amacımız yurttaşlarımızı çadırdan kurtarmak
Kurdukları bu yeni çadır alanının depremzede yurttaşların ihtiyaçlarını anında karşılayacak şekilde düzenlendiğini belirterek, “90 çadırın bulunduğu bu alanda 200 ailemiz yaşıyor. Depremin hemen ardından 259 çadır kurmuştuk. Şimdi bu organizasyonu mükemmel hale getiren arkadaşlarımla iftihar ediyorum. Çadır alanına girdiğiniz anda çamaşırhane, duş, tuvalet, gezici kütüphane, yemek alanı, çocuk oyun alanları, psiko- sosyal destek birimi, sosyal market, giysi çadırı olmak üzere tüm hizmetler burada kalan ailelerimiz için sunulmuş durumda. Afet sonrası hizmette gerçekten ders olarak gösterilecek bir uygulama örneği. Ama amacımız bu alanları geçici olarak kullanmak ve bir an önce yurttaşlarımızı çadırdan kurtarıp kalıcı konutlara çıkartmak” dedi. Çadır alanında bulunan İzmir Büyükşehir Belediyesi Hemşehri İletişim Merkezi (HİM) çalışanlarıyla da görüşen Başkan Soyer, görevlilere yurttaşların başlarını sokacak bir yuvaya kavuşması için yürüttükleri çalışmalar hakkında bilgi vererek taleplerini almalarının talimatını verdi.

Çocuklarla da ilgilenen Başkan Soyer, ilkokulda okuyan Ilgın Ergun’un depremzede kardeşleri için gönderdiği ve üzerinde “Seninle çok sevdiğim oyuncağımı paylaşmak istiyorum. Umarım bu oyuncağı seversin. Seni çok seviyorum” yazan oyuncağı görünce duygu dolu anlar yaşadı. Soyer, Türkiye’nin dört bir yanından gelen yardımların toplandığı Aşık Veysel Rekreasyon Alanı’nda yer alan buz pisti salonunda görev yapan İzmir Büyükşehir Belediyesi çalışanları ile gönüllüleri de ziyaret ederek desteklerinden ve özverili çalışmalarından ötürü teşekkür etti.