Kategoriler
Ekonomi

Türk ihraç ürünleri Çin Uluslararası İthalat Fuarında serileniyor

Türk gıda ihracatçıları, 2019 yılında yüzde 63’lük ihracat artış hızıyla 226 milyon dolar ihracat yaptıkları, en büyük hedef pazarlarından Çin Halk Cumhuriyeti’nde bu yıl 3. kez düzenlenen China International Import Expo (CIIE) 2020-Çin Uluslararası İthalat Fuarı’na katılarak pandemi sonrasına yatırım yaptı.

Türk gıda ihracatçıları, önümüzdeki 5 yıllık sürecin sonunda Çin’e yaptığı gıda ürünleri ihracatında 1 milyar doları geçmeyi hedefliyor.

Çin Uluslararası İthalat Fuarı, 5-10 Kasım 2020 tarihleri arasında Şanghay’da düzenlendiği bilgisini veren Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, 8 milli katılım, 7 bireysel katılım olmak üzere toplam 15 Türk firmasının katıldığı fuarın Türkiye Milli Katılım Organizasyonunun Ege İhracatçı Birlikleri’nce üstlenildiğini dile getirdi.

Çin, 2,1 trilyon dolarlık ithalat yapan büyük bir dev

2019 yılını ‘Çin Yılı’ ilan ettiklerini hatırlatan Eskinazi, “Çin, Türkiye’nin en fazla dış ticaret açığı verdiği iki ülkeden biri konumunda. Çin mal almak için uzak bir ülke olmadığına göre, ihracat için de uzak bir ülke değil. İki ülke arasındaki dış ticaretin dengeye gelmesi için çaba gösteriyoruz. Çin,2019 yılında 2,4 trilyon dolar ihracat yaparken, 2,1 trilyon dolar da ithalat yaptı. Çin’in dünyadan yaptığı ithalatın şekillenmesinde Çin Uluslararası İthalat Fuarı çok önemli yer tutuyor. Çin’e daha fazla ihracat yapmak için önümüzdeki yıllara yatırım yaptık” şeklinde konuştu.

Celep: “Profesyoneller ve direk alıcılar katıldı”

Çin’in Wuhan kentinden tüm dünyaya yayılan Covid-19 virüsü sonrasında Çin’e gıda ihracatında 2020’nın Ocak – Ekim döneminde yüzde 11’lik bir daralma yaşandığını belirten Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı Birol Celep, pandemi sonrasında Çin pazarında daha güçlü olmayı hedeflediklerini, Çin hükümetinin büyük önem verdiği Çin Uluslararası İthalat Fuarı’nda yer aldıklarını kaydetti. Celep, “Pandemi koşullarının yarattığı tüm olumsuzluklara rağmen beklentinin üzerinde bir ziyaretçi ile karşılaştık. Geçen yıllara kıyasla daha düşük bir ziyaretçi sayısı olmasına karşın profesyoneller ve direk alıcılar katılım sağladı” dedi.

Fuara Türkiye’den Online olarak bağlandık.

Çin anakarasında yerleşik tüm ticari temsilciliklerimiz tarafından aktif katılım sağlanan fuarda önemli görüşmelerde bulunulduğunu dile getiren Celep, sözlerini şöyle tamamladı; “Ayrıca WeChat programı üzerinden video konferans formatında ziyaretçilerimizle görüntülü görüşme yapma imkanı sağladık ve fuara online olarak Türkiye’den bağlandık. Çin’e gıda ürünlerimizin ihracatında 5 yıl sonunda 1 milyar dolar ihracat hedefliyoruz.”

Türk lezzetleri Çin damak tadına göre sunuldu

Çin’in gıda sektöründe faaliyet gösteren en büyük devlet şirketlerinden Cofco Firması aracılığıyla Türk ürünleri ile Çin damak tadına uygun menülerin ziyaretçilere sunulduğu Türkiye standında kuruyemiş, lokum, Türk kahvesi, dondurma, süt ve süt ürünleri, baklava, kuru incir, kuru üzüm, kuru kayısı, organik sağlıklı atıştırmalıklar, zeytin ve zeytinyağı vb gıda ürünlerinin tanıtımı yapıldı ve Türk ürünleri büyük beğeni aldı.

Çinliler en çok Türk fındığını tercih etti

Türkiye, 2020 yılının Ocak – Ekim döneminde Çin’e 157 milyon dolarlık gıda ürünleri ihraç ederken, Çinliler en çok Türk fındığını tercih etti. Çin’e fındık ihracatımız 41 milyon 20 bin dolar olurken, 12,7 milyon dolarlık patates ihraç edildi. Deniz hıyarı ihracatı 10,5 milyon dolarla en çok ihraç edilen üçüncü ürün olarak gerçekleşti.

Süt ürünleri ihracatı 5 milyon doları aştı

Çin’e ihracat vizesini Mayıs 2020 itibariyle alan Türk süt ürünleri sektörü, Çin pazarında yerini almaya başladı. Süt ürünleri sektörü 2020 yılının 10 aylık döneminde Çin’e 5 milyon 7 bin dolarlık ihracata imza attı. Antep fıstığı, ayçiçeği yağı, kiraz, aspir yağı, nohut, mercimek, kuru incir, kuru kayısı, çekirdeksiz kuru üzüm, bisküviler ve zeytinyağı Çin’e ihracatta öne çıkan diğer gıda ürünleri oldu.

Çin Uluslararası İthalat Fuarı’na, 6 farklı sektörde 15 farklı holde 2800 firma katılırken, Türkiye’den 16 firma ve kurum yer aldı. Ege İhracatçı Birlikleri’nin Türkiye Milli Katılım Organizasyonu’yla; Aydın Kuruyemiş San. Tic. A.Ş., CLK İpekyolu Lojistik A.Ş., Dimes Gıda San. ve Tic. A.Ş., İstanbul İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliği, K.F.C. Gıda Tekstil Sanayi İthalat İhracat Yatırım A.Ş., Kırlıoğlu Tarımsal Ürünler Gıda İnş. San. Tic. A.Ş., Yaşar Dondurma ve Gıda Maddeleri A.Ş. ve Trade Türk Gıda Yatırım A.Ş.” firmaları katıldı.

Kategoriler
Ekonomi

Kadın Girişimcileri Destek Zirvesi başlıyor

Türkiye’de alanında fark yaratmış, önemli işlere imza atmış kadınların seçilmesi için; sivil toplum liderleri, iş dünyasından önemli isimler, yerel ve merkezi yönetimler, iş, siyaset ve medya dünyasından oluşan jüri üyeleri bir araya geldi.

Bu yıl üçüncüsü düzenlenecek olan topluma rol model olmuş, ilham vermiş kadınlarımızı teşvik etmek üzere ‘Kadın Girişimcileri Destek Zirvesi ve Ödülleri’ jüri toplantısı, pandemi nedeni ile online şeklinde gerçekleşti.

Daha çok kadının iş hayatında olması için farkındalığı artırmayı hedefleyen ‘Kadın Girişimcileri Destek Zirvesi ve Ödülleri’nin üçüncüsü Kasım ayında hibrit şeklinde gerçekleştirilmesi planlanılıyor.

Zirve’nin paydaşı olmanın öneminden bahseden Türkiye İhracatçılar Birliği (TİM) Başkanı İsmail Gülle, “Hayatın her alanında kadın dokunuşuna ihtiyaç var. Bu mecrada bunu en iyi temsil edecek yerlerden biri. İçerisinde kadınların olduğu çalışmalar da bizi son derece memnun ediyor. Bu zirve bizim için de son derece değerli. Kadınlar için popülizm adına değil reel iş yapmak önemli. Bize düşen görev ne olursa olsun, birlikte yapacağız, destek olacağız” dedi.

Hazırlıkları devam eden Zirve ve Ödüller için jüri toplantısı, Ekonomi Gazetecileri Derneği (EGD) ve YAPDER Başkanı Celal Toprak moderatörlüğünde gerçekleştirildi.

TİM Başkanı İsmail Gülle, Ekonomi Gazetecileri Derneği (EGD) ve YAPDER Başkanı Celal Toprak ile her biri sivil toplum kuruluşu önderi olan jüri üyelerinin katılımıyla gerçekleşen toplantıda ödüllere ilişkin öneriler alındı ve yol haritası belirlendi. Ayrıca Zirve kapsamında düzenlenecek panele ilişkin görüşler de paylaşıldı.

Kadın Girişimcilere Destek Zirvesi Ödül Töreni Başkanlığına İstanbul Akvaryum Kompleksi İcra Krl. Bşk. Dilek Çapanoğlu oy birliği ile seçildi. Etkinliğin Kurul Başkanlığına ZÜCDER Genel Sekreteri Sibel Palacıoğlu getirildi.

Etkinlikte 2018-2019 yılında ödül alanların isimleri paylaşıldı. Geçtiğimiz yıllarda gerçekleşen etkinlik kapsamında yapılan çalışmalar hakkında bilgi verildi.

Toplantının sonunda bu yıl ödül alması için önerilen isimler paylaşıldı ve jüri üyelerinin görüşleri alındı.

Kategoriler
Ekonomi

Lexus Avrupa’da 1 Milyon Satış Adedine Ulaştı

Lexus, Avrupa’daki 30. yılında önemli bir kilometre taşını geride bıraktı. İlk kez Avrupa’ya 1990’da tek modelle giriş yapan Lexus, kısa zamanda premium otomobil dünyasında başarısını kanıtlayarak bugün 1 milyon adetlik satışı gerçekleştirdi. Bununla birlikte Lexus, Türkiye’de de hızlı bir büyüme göstererek geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre yüzde 229’luk büyüme ile satışlarını neredeyse 3 katından daha fazla artırdı.

Amerika’da markanın globallansmanının yapılmasından birkaç ay sonra Avrupa pazarına 1990’da sunulan amiral gemisi LS sedan ile performans, verimlilik ve donanım özellikleri açısından premium bir otomobilin nasıl olması gerektiği konusunda standartları belirledi. Lexus’un Japon misafirperverliği Omotenashi’yle şekillenen hizmet anlayışı da müşteri yaklaşımına yeni bir bakış açısı getirdi.

Lexus, lüks hibritin öncüsü

Lexus, oturmuş pazar normlarını takip etmek yerine kendi standartlarını belirledi ve 2005 yılında dünyanın ilk lüks hibrit aracı olan RX 400h’yi de satışa sundu. Premium üretici, bu teknolojiyi de her geçen gün geliştirerek segmentinde öncü oldu.

Lexus’unAvrupa’da şu ana kadar satılan 1 milyon aracının yüzde 45’i hibrit olurken son dönemde hibritlerin satış oranı Batı Avrupa pazarında yüzde 96’ya kadar yükseldi.

Lexus Türkiye’den yüksek performanslı 2020

Lexus, Avrupa’daki yükselişini Türkiye’deki başarılı performansıyla da taçlandırıyor. Şimdiye kadarki en iyi Ekim ayı performansına imza atan Lexus, ilk 10 aydayüzde 62 büyüyen premium pazardageçtiğimiz yılın aynı dönemine göre yüzde 229 büyümeye kaydetti.

Türkiye’de en çok RX SUV modeli tercih edilirken, onu ES Sedan modeli takip ediyor. Kalite ve performansı ile öne çıkan modellerinin yanı sıra müşterilerine yaşattığı sıra dışı deneyimler ve sunduğu Geri Alım Garantisi gibi hizmetlerle farklılığını ortaya koyan Lexus, Türkiye’de de emin adımlarla büyümeye devam ediyor.

Kategoriler
Ekonomi

MÜSİAD’dan İzmir çıkarması

Türkiye’nin toplam ihracatına sağladığı katkı ve zengin çeşitli ihracat kalemleriyle öne çıkan Ege Bölgesi’nin en büyük şehri İzmir’de MÜSİAD Genel Başkanı Abdurrahman Kaan ve beraberindeki heyet, MÜSİAD İzmir Başkanı Bilal Saygılı’nın ev sahipliğinde bir dizi ziyaret, toplantı ve açılışa katıldı.

İzmir ziyareti kapsamında sektöründe öncü birçok MÜSİAD üyesi firmayı ziyaret eden Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Genel Başkanı Abdurrahman Kaan, yerinde faaliyetleri ve çalışmaları inceleyerek bölgede ziyaretlerde bulundu ve üyelerle yapılan toplantıda Türkiye ve dünya ekonomi gündemine ilişkin önemli mesajlar verdi.

Abdurrahman Kaan ve beraberindeki heyetin geçen hafta yaptığı İzmir ziyareti kapsamında ilk durağı valilik oldu. İzmir Valisi Selim Köşger’i makamında ziyaret ederek, MÜSİAD’ın pandemi sürecindeki çalışmaları ve bölgesel faaliyetlerine yönelik Köşger’e bilgi verildi, karşılıklı istişarelerde bulunuldu. Kaan, valilikteki görüşmenin ardından MÜSİAD İzmir Şubesi Başkanı ve Saygılı Rulman Yönetim Kurulu Başkanı Bilal Saygılı’yı ve Ömeroğlu Tarım’ın sahibi Hüseyin Ömeroğlu’nu işletmelerinde ziyaret ederek üretim faaliyetleri hakkında bilgi aldı. Kaan ve Saygılı, MÜSİAD İzmir üyelerinden Hasan Büyükkutlu’yu, şirketi Kutlusan’ın üretim tesislerinde ziyaret ederken; ulaşım, lojistik ve milli savunma sanayi alanındaki teknolojik atılımlarıyla öne çıkan BMC’nin İzmir fabrikasında Yönetim Kurulu Üyesi Taha Yasin Öztürk ile bir araya gelerek üretim faaliyetlerine ilişkin bilgi aldı.

Ayrıca heyet, İzmir ziyaretleri kapsamında MÜSİAD İzmir üyesi Atarlar Petrol’ün yeni akaryakıt istasyonun temel atma törenine katıldı ve ardından üye ziyaretlerine, Şenol Günaydın’ın şirketi Liva Pak, Musa Uygul’un şirketi Uygul Mobilya ve Mustafa Yaşar’ın firması olan Efendioğulları Zeytinyağı ile devam etti, firmaların çalışmalarına yönelik istişarelerde bulundu.

‘MÜSİAD İZMİR HASBİHAL TOPLANTISI’ GERÇEKLEŞTİ

MÜSİAD İzmir Şubesi’nin ev sahipliğinde MÜSİAD Genel Başkanı Abdurrahman Kaan, MÜSİAD Yerel Üst Kurul Başkanı Ahmet Şekerli, MÜSİAD Üst Kurul Başkanı Oktay Dede, MÜSİAD Yeni Turizm Kaynakları Geliştirme Komitesi Karavan Turizmi Çalışma Grubu Başkanı Ümit Hotaman, İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Saffet Köse, MÜSİAD İzmir Başkanı Bilal Saygılı ve birçok üyenin katılımıyla yapılan Hasbihal Toplantısı maske-mesafe-hijyen kuralına dikkat edilerek Bilal Saygılı Camii ve Külliyesi Ertuğrul Gazi Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi.

MÜSİAD İzmir Şubesi’nin ev sahipliğinde MÜSİAD Genel Başkanı Abdurrahman Kaan’ın katılımıyla düzenlenen Hasbihal Toplantısında üreten ve gelişen güçlü Türkiye yolunda önemli istişarelerde bulunuldu, MÜSİAD’ın yeni projeleri masaya yatırıldı.

TÜRKİYE “İNSAN İNSANIN YURDUDUR” ANLAYIŞINI YÜCELTTİ

Hasbihal Toplantısında açılış konuşmasını yapan MÜSİAD İzmir Başkanı Bilal Saygılı, pandeminin yükseldiği dönemde ülkemizin dünyaya yapmış olduğu yardımlarla örnek duruşuna işaret ederek, “İnsan insanın kurdudur” anlayışından “İnsan insanın yurdudur” anlayışına geçmeye şiddetle ihtiyacımız olduğunu belirterek “Türkiye’nin bu inançla insanı merkeze alan dünya düzenine yatırım yaptığını, bunu yücelttiğini görüyoruz” dedi.

Saygılı “MÜSİAD helal kazanç ve bereket kapısıdır. MÜSİAD “Medine Pazarı” anlayışıyla hareket ederek kardeşlik hukukunu gözeten, Anadolu’nun müteşebbis gücünü Cenab-ı Hakk’ın rızasına uygun şekilde kullanan “dava sahibi” insanların yuvasıdır, milletimizin evidir. “MÜSİAD ruhu” kadim medeniyetimizden aldığımız mana ruhudur. Bizim birlikteliğimiz kendi değerleriyle hareket eden, kendi değerlerini savunan hakiki birlikteliktir” dedi.

Gündemdeki gelişmelere değinen Bilal Saygılı, “Avrupa’da İslam karşıtlığı giderek yükseliyor, Macron ve Batılı liderler dinimize, Peygamberimize ve Müslüman kardeşlerimize saldırıyor, İslam’ın güncellenmesinden bahsediyorlar. Ecdadımız Fatih’in, Kanuni’nin, Yavuz’un tarihte onlara nasıl cevap verdiğini tekrar hatırlatmak isterim. Bizim Fransa’dan korkumuz yoktur” diye konuştu.

DÜNYA HER 20 YILDA BİR GÜNCELLENİYOR

MÜSİAD Genel Başkanı Abdurrahman Kaan, Covid-19 pandemi süreci ve sonrasına ilişkin değerlendirmelerde bulunarak “ekonomide birleştirici güç” anlayışıyla hareket eden MÜSİAD’ın yeni projelerini anlattı ve tüm üyeleri 18-21 Kasım 2020’de TÜYAP’ta yapılacak MÜSİAD Expo Fuarı’na davet etti.

Abdurrahman Kaan “Son 100 yılımıza baktığımızda dünyanın her 20 yılda bir güncellendiğini, dünyada bir dönüşüm yaşandığını görüyoruz. Yaşadığımız son 20 yıl, 11 Eylül 2001 sonrasında yaşanan gelişmelerin devamı olarak okuyorum. 2020 Mart ayında dünya üretiminin pik yaptığı noktada, dijital geleceğe hükmeden bir şehirden çıkarak dünyaya yayılan Covid-19’la karşılaştık. Pandeminin dünyadaki değişim-dönüşümde büyük sonuçları olacak” dedi.

MÜSİAD YÖN AÇAN BİR STK

MÜSİAD üyelerini her yönü ile geliştirmeye çalıştıklarını ve Türkiye’nin güçlü üretim üssü olması için çalışan MÜSİAD’ın yön açıcı bir STK olduğunu vurgulayan Kaan, dünyada önümüzdeki iki yılın biraz sıkıntılı geçeceğini ifade ederek şöyle konuştu: “2022 Haziran ayına kadar Covid’in devam edeceğini öngörüyoruz. Bununla birlikte üretmeye, yüreğimizle çalışmaya çok ihtiyacımız var. Dünya enerjisinin %70’nin bulunduğu bir bölgedeyiz. Dünya değişiyor bizler de iş yapma biçimlerimizi değiştirmeliyiz. Gelecek için sorumluluk almalıyız. MÜSİAD ruhuyla hareket ederek helal-haram çizgisini korumalıyız, berekete inanarak değerlerimizden ve çizgimizden taviz vermeden istikamet üzere ilerlemeliyiz. Alternatif ekonomik modellerimiz, projelerimiz oluyor bunları uygulayabilirsiniz. Daha iyisini yapmak için koşturalım çünkü bunu yapmadığımız takdirde figüran olarak kalmaya devam ederiz. Güçlendiğiniz zaman ticari durum da değişiyor. F-35 uçaklarının verilmemesi veya dünyada yaşanan ticaret savaşlarının arka planında bu var. Yeni dönemde de ekonomik istihbarat savaşları yaşanıyor. Bu konuda da uyanık olmak zorundayız. Yeni ekonomik gelişmelere yeşil ekonomi ve yenilenebilir enerji kaynakları noktasında değişen dünyaya kendimizi hazırlayalım” ifadelerini kullandı.

Üreten ve gelişen güçlü Türkiye yolunda önemli gelişmelerin ele alındığı toplantı sonunda MÜSİAD İzmir Başkanı Bilal Saygılı, İzmir’e ve Ege bölgesine yapmış olduğu ziyaret ile MÜSİAD Genel Başkanı Abdurrahman Kaan’ın üyelere büyük moral ve güç verdiğini vurgulayarak kendisine çok teşekkür etti ve gecenin anısına hediye takdim etti.

Kategoriler
Ekonomi

Kredi kartı ile harcamalarda büyük artış

İstanbul’da, Eylül ayında, kredi kartı harcamaları yüzde 13,9, kredi kullanımı yüzde 37,5, takipteki alacaklar yüzde 23,1, tasarruf mevduatı ise yüzde 34,2 arttı. Altın mevduatında yıllık yüzde 127,4 artış gözlenirken, tüketici kredileri yıllık yüzde 63,9 yükseldi. Tekstil ve tekstil ürünleri sektörlerinde kredi kullanımı yüzde 54,7 artarken, takipteki gıda meşrubat ve tütün sektörü kredilerinde yüzde 51,7 azalış, takipteki turizm sektörü kredilerinde yüzde 125,4 artış gerçekleşti.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi İstanbul İstatistik Ofisi, İstanbul’a ilişkin finansal piyasaların değerlendirildiği Kasım 2020 Finansal Piyasalar İstanbul Ekonomi Bülteni’ni yayınladı. 2020 Eylül ayındaki değişiklikler rakamlara şöyle yansıdı:

Kredi kartı harcamalarında yüzde 13,9 artış

Bireysel kredi kartı harcamaları, toplam bireysel kredi kartı harcamalarının yüzde 33,4’ünün gerçekleştiği İstanbul’da, yıllık yüzde 13,9, Türkiye’de yüzde 16,3 arttı. Bir önceki Haziran ayına göre, İstanbul’da yüzde 17,1, Türkiye genelinde ise yüzde 16,7 artış gerçekleşti.

Kredi kullanımı yüzde 37,5, takipteki alacaklar yüzde 23,1 arttı

Eylül sonu itibariyle, kredi kullanımında Haziran dönemine göre yüzde 8,9, yıllık yüzde 37,5 yükseliş kaydedildi. Tahsil edilemeyip takibe düşen kredilerde ise Haziran sonuna göre yüzde 2,2, yıllık yüzde 23,1’lik artış gerçekleşti. Türkiye genelinde ise kredi kullanımında yıllık yüzde 39,1, takipteki alacaklarda yüzde 13,6 yükseliş oldu.

Tasarruf mevduatı yüzde 34,2 yükseldi

2019 Eylül sonunda 572 milyar TL olan tasarruf mevduatı, bu yıl aynı dönemde 768 milyar TL’yi geçti. Toplam nakdi kredilerin tasarruf mevduatına oranı ise yüzde 189 olarak gerçekleşti. Kişi başına düşen tasarruf mevduat miktarı, Eylül 2019’da 37 bin 964 TL iken, Eylül 2020’de 49 bin 466 TL oldu. Kişi başına düşen nakdi kredi ise Eylül 2019’da 66 bin 539 TL iken, Eylül 2020’de 89 bin 312 TL’ye yükseldi.

Altın mevduatında yıllık yüzde 127,4 yükseliş

Eylül ayında toplam mevduat içerisindeki döviz cinsinden mevduatın payı yüzde 58,9 oldu. Bankalarda tutulan altın karşılığı mevduat, bir yılda 74,3 ton altından 169 ton altına yükseldi.

Tüketici kredilerinde yıllık artış yüzde 63,9

Tüketici kredilerinde yıllık yüzde 63,9, dönemlik yüzde 10,6 artış kaydedildi. Taşıt kredileri, İstanbul’da yıllık yüzde 74,1, Türkiye’de yüzde 83,5;konut kredileri, İstanbul’da yıllık yüzde 43,5, Türkiye’de yüzde 48,4 arttı.

En fazla kredi kullanımı inşaatta

Geçen yıl olduğu gibi 2020 Eylül’de de en yüksek kredi kullanan sektör inşaat olurken, oransal olarak en yüksek artış yüzde 54,7 ile tekstil ve tekstil ürünleri ve yüzde 40,9 ile metal ve işlenmiş maden sektörlerinde gerçekleşti.

Takibe düşen kredi en fazla turizm ve inşaatta

Tahsil edilemeyip takibe düşen kredilerde bir önceki yıla göre en yüksek artış, turizm ve inşaat sektöründe görüldü; turizmde kredilerinde yüzde 125,4 artış gerçekleşti. Takipteki gıda, meşrubat ve tütün sektörü kredilerinde yüzde 51,7 azalış oldu.

Bülten, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) ile Türkiye Bankalar Birliği (TBB) verilerine dayanılarak hazırlandı. Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası veri sisteminde yayınlanan veriler doğrultusunda gram altın ortalama alış fiyatı Eylül 2019 sonu itibariyle 277 TL, Eylül 2020 sonu itibariyle 467 TL olarak ele alınmıştır.

Kategoriler
Ekonomi

Xiaomi, dünyanın en büyük üçüncü akıllı telefon üreticisi oldu

Küresel teknoloji lideri Xiaomi, üç ana pazar veri sağlayıcısı Canalys, IDC ve Counterpoint Research’e göre 2020 yılının Temmuz, Ağustos ve Eylül aylarını kapsayan üçüncü çeyrekte dünyanın en büyük üçüncü akıllı telefon üreticisi olma unvanını tekrar geri kazandı.

IDC’ye göre 2020 yılının üçüncü çeyreğinde küresel akıllı telefon pazarında satışlarda bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 1,3 gerileme yaşandı. Şirketin yüzde 9’luk tahminine göre çok daha iyi bir satış performansı gösteren ve iyileşme sinyalleri veren akıllı telefon pazarında Xiaomi, 46,5 milyon cihaz satma başarısı göstererek dünya genelinde en büyük akıllı telefon üreticileri arasında tekrar üçüncü sıraya yerleşti. Xiaomi’nin bu başarıya ulaşmasında Hindistan’daki önemli kazanımlar ve şirketin üçüncü çeyrekte satış hacminin yüzde 53’ünü oluşturan Çin’deki güçlü varlığı büyük rol oynadı. Xiaomi’nin Hindistan’daki üretim kapasitesinin pandemi öncesi düzeyin yaklaşık yüzde 85’ine ulaşması bu güçlü talebi karşılamasına yardımcı oldu. Xiaomi’nin özellikle Redmi 9 Serisi giriş seviyesi cihazları hem Hindistan hem de Çin’de çok iyi satış performansı sergiledi. Xiaomi ayrıca, tüketicilerden büyük ilgi gören orta düzey Redmi K30 Ultra ve üst düzey MI 10 Ultra’yı Çin’de piyasaya sürdü.

Counterpoint Market Monitor Service tarafından yapılan son araştırmaya göre Xiaomi, bir önceki çeyreğe göre yüzde 75 büyüyerek pazar payını yüzde 13’e yükseltti.

Araştırma Analisti Abhilash Kumar konuyla ilgili olarak şunları söyledi: “Xiaomi, 2020’nin 3. çeyreğinde 46,2 milyon adetle bugüne kadarki en yüksek satış miktarına ulaştı. Şirketin Çin’de sürdürdüğü büyüme mücadelesi sona erdi ve satışları yıllık bazda yüzde 28, çeyrek bazında yüzde 35 arttı. Xiaomi’nin Çin’deki bu etkileyici şovu, markanın Ağustos ayında onuncu yıl dönümü kutlamaları sırasında gerçekleştirdiği bir dizi kampanya ve promosyonla desteklendi. Ayrıca LATAM, Avrupa ve MEA gibi yeni pazarlarda Xiaomi’nin pazar payı hızla arttı. Marka ayrıca Endonezya, Filipinler ve Vietnam gibi Güneydoğu Asya pazarlarında da iyi çok iyi performans sergiledi.”

Canalys’in son araştırmasına göre, dünya genelinde akıllı telefon satışları 2020 yılının üçüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 1 düşüşle 348 milyon oldu. Ancak bir önceki çeyreğe göre yüzde 22 oranında arttı. Xiaomi, aynı dönemde yüzde 45 büyüyerek 47,1 milyon satış adedine ulaşarak üçüncü sıraya yerleşti.

Xiaomi Türkiye Satış Direktörü İrfan Öztürk, “Xiaomi olarak bu yıl 10’uncu kuruluş yıldönümümüzü kutladık. Başarıya ulaşmamızda ve dünyanın neresinde olursa olsunlar herkese yenilikçi ürünler sağlama vizyonumuzu gerçekleştirmemizde büyük rol oynayan üç yol gösterici ilkemiz bulunuyor:

Araştırmalarımızdan ve inovasyonlarımızdan asla vazgeçmeyeceğiz, herkese en yenilikçi teknolojileri sunmayı sürdüreceğiz.
En iyi fiyat/performans oranına sahip ürünler sunmaya devam edeceğiz.
En etkileyici ürünleri üretmeyi sürdüreceğiz.
Ne olursa olsun, teknoloji inovasyonlarının peşinde koşmanın Xiaomi’nin rekabet gücü için her zaman ön koşul olacağına inanıyoruz. Erişilebilir ve dürüst fiyatlarla harika ürünler sunmak en önemli stratejilerimizden biri olmaya devam edecek. En kaliteli ve etkileyici ürünleri geliştirmek bizim mühendislik kültürümüzün bir parçası. Bu üç ilke, Xiaomi’nin kaliteli bir şekilde büyümesini sağlayacak ve önümüzdeki on yıl boyunca bizim manifestomuz olacak” dedi.

Kategoriler
Ekonomi

Aston Martin DB5 Junior Yollara Çıkıyor

Aston Martin ve The Little Car Company, markanın en ikonik otomobilinin elektrikli bir versiyonu olan Aston Martin DB5 Junior için bir arada… Aston Martin Türkiye Distribütörü D&D Motorlu Araçlar Yönetim Kurulu Başkanı Nevzat Kaya, bu tarz modellerin Türkiye’ye geliş hikayesini anlattı.

Nevzat Kaya, açıklamasında: “DB5 Junior ve DB5 Vantage Junior olmak üzere yalnızca iki versiyonu bulunan modellerin orijinal DB5 ile aynı sayıda yani 1059 adet üretileceği açıklandı. Aston Martin DB5 Junior, farklı nesillerin sürüş keyfini paylaşmasına izin veren bir tasarıma sahip, bir yetişkin ve bir çocuğun yan yana kolayca barınmasına olanak sağlıyor” dedi.

Markanın bu ikonik otomobili, üç entegre seçilebilir sürüş moduna sahip. Aston Martin DB5 Junior’ın 60’ların orijinal otomobilinde görülen tasarım detayları sayesinde özgünlüğünü kaybetmemesi de dikkat çekici.

The Little Car Company’nin CEO’su Ben Hedley, Aston Martin DB5 Junior iş birliği için “Büyük onur duyuyoruz” dedi: “Bu projede Aston Martin ile ortak olmak, bir nesilden diğerine aktarılacak bir tarih parçası yaratma fırsatını elde etmek bir onur. Biz ve Aston Martin ekibinin geliştirdiklerinden son derece gurur duyuyoruz. Bu ikonik arabayı yeni nesil ve Aston Martin hayranları için yeni bir şekilde erişilebilir hale getirmeyi amaçlıyoruz.”

Nevzat Kaya: “Aston Martin Valhalla’yı da Ön Sipariş İle Türkiye’ye Getirdik”

Aston Martin DB5 Junior otomobillerin üretiminin 2021’de gerçekleşeceği açıklandı. Peki ya Türkiye? Aston Martin Türkiye Distribütörü, D&D Motorlu Araçlar Yönetim Kurulu Başkanı Nevzat Kaya ise bu tip özel projelerde müşterilerden alınan ön sipariş ile istenilen aracı Türkiye’ye getirdiklerini belirtiyor. Nevzat Kaya, geçen yıl Aston Martin Valhalla siparişini de böyle aldıklarını vurguluyor:

“Bu tip özel projelerde müşterilerimizden ön sipariş alınıp ilgili aracı veya ürünü Türkiye’ye getirebiliyoruz. Geçen yıl 1 adet Aston Martin Valhalla sipariş ettik. O da çok sınırlı sayıda ve sipariş üzerine üretilen bir model.”

Aston Martin Türkiye Distribütörü, D&D Motorlu Araçlar Yönetim Kurulu Başkanı Nevzat Kaya, hangi şehirden gelirse gelsin ön siparişleri en kısa zamanda değerlendirdiklerini, yoğun talebin de en çok İstanbul’dan geldiğini ekliyor:

“Belirli bir şehir seçeneğimiz yok. Tüm şehirlerimizden sipariş edilebiliyor ancak bu tip durumlarda en yoğun talep, doğal olarak İstanbul’dan geliyor.”

Kategoriler
Ekonomi

Tariş Zeytinyağı alım fiyatını 26 TL olarak belirledi

Tariş Zeytin ve Zeytinyağı Birliği Başkanı Hilmi Sürek, açıkladıkları 26 TL fiyatın üreticiyi memnun edecek bir rakam olduğunu kaydederek, ‘’Zeytinyağı Birliği, her zaman üretici ortaklarının yanında yer aldığını bu alım kampanyasında bir kez daha göstermiştir’’ dedi.

Tariş Zeytin ve Zeytinyağı Birliği Başkanı Hilmi Sürek, kurumun tüm olanaklarını en iyi şekilde değerlendirerek, üreticisini de memnun etmeyi hedefleyen fiyat seviyesi belirlediklerini söyledi. Tariş Zeytin ve Zeytinyağı Birliği’nin 2020-2021 dönemi alım kampanyasında sızma yağlara 26 TL fiyat belirlediklerini ifade eden Sürek, ‘’Birliğimiz, üretici ortaklarının yanında yer aldığını bu alım kampanyasında da bir kez daha ortaya koymuştur’’ dedi.

Başkan Sürek,  amaçlarının ürünün değerini koruyarak, üreticiyi mağdur etmemek olduğunu ifade ederek, şöyle konuştu:

‘’Kooperatif bölgelerimizden gelen fiyat değerlendirmeleri, iç ve dış piyasalar rekolte ve fiyat seviyelerini de dikkate alarak, üreticimizi memnun edeceğini düşündüğümüz fiyat seviyesiyle ürün alımlarına başladık. Bundan sonraki süreçte de piyasa gelişmelerine göre hareket edeceğiz.   Ürünün değerini koruyarak, üreticimizi mağdur etmemek başlıca hedefimizdir. Bu hedef doğrultusunda başlattığımız alım kampanyası tüm camiamıza hayırlı uğurlu olsun.  

Geçtiğimiz yıl başarılı bir alım kampanyası yürüttük. Üretici ortaklarımızla omuz omuza 2019-2020 kampanya dönemini hem alımlar hem de satışlar açısından memnuniyet verici şekilde tamamladık. Bu yıl da bölge, ülke ve dünya üretimi ve fiyat oluşumlarını dikkate alarak, titiz değerlendirmeler sonucunda sızma zeytinyağına 26 TL fiyat vererek, alımlara başladık.’’

Tariş Zeytin ve Zeytinyağı Birliği’nin tüm kooperatifleri ve  28 bin ortağıyla bölgede güçlü bir yapıya sahip olduğunu anlatan Hilmi Sürek, en önemli gücünün ortakları, ortaklarının ürünü olan zeytinyağının kalitesi olduğunu vurguladı. Sürek, ‘’Birliğimizin açıkladığı alım fiyatının tüm üreticilere, sektörümüze ve ülkemize hayırlı uğurlu olmasını diliyorum’’ diye konuştu.

Kategoriler
Ekonomi

Samsung ve Microsoft Uzaktan eğitim için güçlerini birleştirdi

Samsung Türkiye ile Microsoft, uzaktan eğitimin hayatımızın bir parçası haline gelmesiyle ortaya çıkan yeni ihtiyaçları karşılamak için iş birliğine gitti. İş birliği kapsamında geliştirilen Tablet Yönetim Platformu ile hem okul yönetimine hem de velilere birçok avantaj sunuluyor. Bunun yanı sıra, Samsung’un eğitim amaçlı kullanımı da düşünerek tasarladığı Galaxy Tab S6 Lite tabletinin gerçek kalem hissiyatını yaşatabilecek hassasiyete sahip kalemi (S Pen), öğrencilerin dersleri takip etmesini çok daha kolay hale getiriyor. İş birliği kapsamında Galaxy Tab S6 Lite (SM-P610) tablet satın alanlar; Word, PowerPoint, Excel, Outlook uygulamalarını da içeren 1 yıllık Microsoft 365 Bireysel aboneliğine de sahip oluyor.

Teknolojinin lider markalarından Samsung Türkiye ile Microsoft,uzaktan eğitimin hayatımızın bir parçası haline gelmesiyle ortaya çıkan yeni ihtiyaçlara yönelik etkin ve güvenilir, okullara göre özelleştirilebilen, okullardaki mevcut sistemlerle ve birbirleriyle tam entegre olabilen çözümler sunmak için iş birliği yapıyor.Samsung’un eğitim amaçlı kullanımı da düşünerek tasarladığı Galaxy Tab S6 Lite (SM-P610) tableti satın alanlar, kampanya koşullarını yerine getirmeleri durumunda 409,99 TL değerindeki 1 yıllık Microsoft 365 Bireysel aboneliğine de sahip oluyor.

İş birliği kapsamında geliştirilen Tablet Yönetim Platformu sayesinde okul yönetimleri, okullardaki Galaxy Tab S6 Lite cihazları konum bilgisi, Wi-Fi ağı ya da ders saatlerine göre yönetebiliyor. Uygulamalar otomatik olarak cihaza aktarılıp, öğrencilerin evde veya okulda olma durumuna göre aktif-pasif hale getirilebiliyor. Artırılmış S Pen hassasiyetiyle gerçek kalem hissiyatını aratmayan şık ve kullanışlı Galaxy Tab S6 Lite tabletlerle, öğrencilerin dersleri takip etmesi çok daha kolay hale geliyor. Üstelik tabletler kutusundan çıkar çıkmaz öğrencilerin kullanımına hazır halde oluyor.

Tablet Yönetim Platformu sayesinde okul yönetimi ve veliler tablet ile geçirilen zamanı yönetebilirken, tabletlerde yer alan Knox güvenlik platformuyla bilişim teknolojileri desteğine duyulan gereksinim minimuma iniyor. Böylelikle öğrenciler okula geldiğinde veya ders saatinde tabletleri okul tableti olarak kullandıklarında, istenmeyen uygulamaların açılması veliler ve okul yönetimi tarafından engellenebiliyor. Tüm bunların yanı sıra, Samsung Galaxy tabletlerin akıllı tahtalar ile entegre olarak çalışabilme kabiliyeti sayesinde dersler daha interaktif işlenebiliyor. Yine Samsung ve Microsoft iş birliği sayesinde mobil cihazlarla da ders içeriği sunulabiliyor. Tablet, cep telefonu, Windows Dizüstü ve Masaüstü ile kablosuz bağlantı sağlanabiliyor.

Microsoft Windows Virtual Desktop ile tabletin taşınabilirliği ve esnekliği, güvenilir tek bir sistemde

Bu iş birliği ile Samsung tabletler üzerinde kurumsal Windows 10 ya da Windows Server güvenlik standartlarına uygun ve Microsoft mühendisleri tarafından önerilen güvenlik sıkılaştırması yapılarak, risklerin en aza indirgendiği güvenli bir Windows Virtual Desktop ortamı kurmak mümkün hale geliyor. Böylelikle, veriler ya da kaynakların kurum ağı içerisinde çizilmiş sınırlarda güvenli erişimi sağlanıyor; tam masaüstü deneyiminden tek bir uygulama kullanma deneyimine kadar farklı senaryolarda desteklenen bir deneyim sunuluyor. Kullanıcı profillerinin şifrelenerek saklandığı bu yapıda, çok faktörlü kimlik doğrulama çözümleri ile kullanıcı profiline göre farklı kullanım modeli ve senaryoları da sunuluyor.

Samsung ile gerçekleştirilen iş birliğine ilişkin görüşlerini dile getiren Microsoft Ortadoğu ve Afrika Tüketici Kanalından Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Halil Gökoğlu, “Uzaktan eğitimin hayatımızda giderek daha da önem kazandığı bu dönemde, Samsung ile hayata geçirdiğimiz iş birliğinin başarılı olması bizleri çok mutlu etti. Öğrencilerin, eğitimcilerin ve velilerin hızla değişen eğitim modellerine en etkin şekilde adapte olabilmeleri için bu gibi iş birlikleri geliştirmeye devam etmeyi hedefliyoruz” dedi.

Samsung Türkiye Mobil Kurumsal İş Birimi Direktörü Murat Atıcı ise şu değerlendirmede bulundu: “Kovid-19 pandemisi nedeniyle uzaktan eğitimin hayatımızın bir parçası haline gelmesi yeni çözüm ihtiyaçlarını da ortaya çıkarıyor. Bu ihtiyaçları karşılamak için teknolojinin önde gelen markalarına da önemli sorumluluklar düşüyor. Bu konuda Microsoft ile iş birliği yaparak, okullara ve öğrencilere yönelik çözümler sunmaktan büyük mutluluk duyuyoruz”.

Kategoriler
Ekonomi

İş arayanlar iş verenler Bornova’da buluştu

Hayata geçirdiği projelerle örnek olan Bornova Belediyesi, istihdam için yaptığı çalışmalara da devam ediyor. Belediyenin işverenler ile iş arayanları buluşturan vizyon projesi ‘Altın Bilezik’ kapsamında yapılan iş görüşmeleri koronavirüs tedbirleri çerçevesinde gerçekleşiyor. Ayfer Feray Açık Hava Tiyatrosu’nda düzenlenen toplantıda Altın Bilezik Proje Ofisinde kayıtlı ve aranan kriterlere uyan vatandaşlar özel bir firmanın yetkilileri ile biraraya geldi.

Belediye bünyesinde hizmet veren Altın Bilezik Proje Ofisi tarafından düzenlenen toplantıda iş müracaatı yapan vatandaşlar önce form doldurdu. Ardından da firma yetkilileri ile birebir görüştü.

Sektörlere eleman yetiştiriliyor

Altın Bilezik Proje Ofisi’nin yaptığı işbirlikleri ve düzenlediği eğitimlerle vatandaşlara iş imkanı sağladığını hatırlatan Bornova Belediye Başkanı Dr. Mustafa İduğ, “Bu proje ile çalışabilecek durumda olup niteliklerine uygun iş bulmakta zorlanan vatandaşlara yardım ettiğimiz gibi, sektörlerin ihtiyaç duyduğu elemanları da yetiştiriyoruz. Böylece iş arayanlara ve meslek sahibi olmak isteyenlere istihdam kapısı açıyoruz. Ofisimizde 5 bin 600 kayıtlı başvuru var. Bunun içinde iş arayanlar kadar işçi arayanların da başvurduğu bir adres olduk” dedi.

Elaman arayan firmalar belediye ile görüşüyor

Belediye ile irtibata geçen firmalar, işe almak istedikleri personelin şartlarını bildiriyor. Merkez tarafından istenilen nitelikleri uygun olan ve iş arayan vatandaşlara telefon, mail, SMS ve sosyal medya üzerinden duyuru yapılarak toplu iş görüşmesiyle firma yetkilileri ile iş arayan vatandaşlar buluşturuluyor. Görüşmelerde ön bilgilendirme ile işin şartlarının kendilerine uygunluğunu değerlendiren vatandaşlar, daha sonra başvuruda bulunup sözlü mülakata alınıyor.