Kategoriler
Ekonomi

Doğal taş ihracatında dünya sıralamasındayız

Pandemiye rağmen Uzak Doğu pazarlarında ticarette yeni kapılar açılıyor. Ege Maden İhracatçıları Birliği, Ticaret Bakanlığı desteğiyle tarihin en büyük serbest ticaret anlaşması RCEP’e (Bölgesel Kapsamlı Ekonomik Ortaklık) dahil olan ASEAN ülkesi Vietnam’a üç gün sürecek sanal doğal taş ticaret heyetini bugün başlattı.

Vietnam Sanal Doğal Taş Sektörel Ticaret Heyeti’nin açılış töreni Ticaret Bakan Yardımcısı Rıza Tuna Turagay, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı İsmail Gülle, Ege İhracatçı Birlikleri (EİB) Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, Türkiye’nin Hanoi Ticaret Müşaviri Burak Cihan Ürkmez ve Ege Maden İhracatçıları Birliği (EMİB) Başkanı Mevlüt Kaya’nın katılımıyla gerçekleşti.

Vietnam pazarıyla ilgili öne çıkan başlıklar:

-Türkiye ve Vietnam’ın diplomatik ilişkisi 50 yıldır devam ediyor. Son yıllarda ticaret hacmi 3 milyar dolar seviyesine yükselirken, geçtiğimiz sene 1,8 milyar dolar seviyesine geriledi.

-100 milyona yakın nüfusu ile Türkiye’nin yarısına yakın coğrafi alanda yüzde 7’nin üzerinde yıllık büyüme ortalamasıyla 340 milyar dolarlık gayri safi yurtiçi hasılaya sahip bir ülke.

-Korumacılık, ticaret savaşları süreciyle Çin’den kaçan yatırımcıların buraya gelmesi, bölge ülkeleri ve Avrupa Birliği (AB) ile yaptığı serbest ticaret anlaşmaları (STA) ile ticaret ağını genişletti. RCEP ile dünyanın en büyük serbest ticaret anlaşmasına imza atıldı.

Türkiye doğal taş ihracatında dünya sıralamasında

Dünyadaki mermer rezervlerinin yüzde 30’unun Türkiye’de bulunduğunu söyleyen Ticaret Bakan Yardımcısı Rıza Tuna Turagay, “İhracatımız 1,9 milyar dolar. Geçen seneye nazaran bu sene yüzde 9 azalmış durumda. Doğal taşta 1,4 milyar dolarlık ihracata erişmiş durumdayız. Mart-Mayıs dönemiyle karşılaştırdığımızda Haziran-Ağustos döneminde doğal taş ihracatımız yüzde 33 arttı. Dünyadaki toplam doğal taş ihracatı 17 milyar dolar. Biz 1,9 milyar dolarla yüzde 10.94 pay alıyoruz. Bizden daha fazla ihracat yapan iki ülke var. Biri 5,5 milyar dolarla Çin diğeri de 2,2 milyar dolar ile İtalya. Ticaret fazlası ise Türkiye’nin 1,9 milyar dolarlık ihracatı, 80 milyon dolarlık da ithalatı var. Türk ekonomisine büyük katkıda bulunan bir sektör. Vietnam dünyada parlayan bir yıldız. RCEP, dünyada da tedarik zincirinde değişime karşı alınmış bir önlem. Vietnam’ın 271 milyar dolarlık ithalatı var. Onların ithalatında 31. sıradayız. Bizim Vietnam’dan yaptığımız ithalat ise 1,5 milyar dolar civarında. Bu pazara daha fazla çalışmalıyız. ABD’ye ihracatımız yüzde 10,4 artmış. Suudi Arabistan’a ihracatımız yüzde 33,1 artmış. Türk mermerinde işleme kapasitemizi artırmamız lazım. Eğitim programları, gerekli mühendislerin eğitimi için destekler çok önemli. İşlenmiş mermer ihracatımızı artırmamız lazım.” diye konuştu.

Asya bölgesi, sadece bir üretici değil aynı zamanda ciddi bir tüketici

Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı İsmail Gülle ise Vietnam’ın 100 milyona yaklaşan nüfusu, 253,5 milyar dolarlık ithalatıyla üretici kimliğinin yanı sıra ciddi bir ithalatçı olmasıyla da öne çıkan bir pazar olduğundan bahsetti.

“2015’de 165 milyar dolar olan ithalatın, sadece 4 yıl gibi kısa bir zaman dilimi içerisinde yüzde 53’lük bir artışla 253,5 milyar seviyesine gelmesi, Vietnam pazarının potansiyelini oldukça net bir şekilde gösteriyor. Son yıllarda ekonomisi hızla gelişen Vietnam’da, yükselen orta sınıf, ciddi bir iç talebi oluşturuyor. 222 ithalatçı ülke arasında 20. sırada bulunan Vietnam ile ikili ticaretimizi incelediğimizdeyse, ülkemizin 2019 yılında Vietnam’dan 1,5 milyar dolarlık ithalat gerçekleştirirken, ihracatımızın 339 milyon dolarla sınırlı kaldığını görüyoruz. Mevcut ihracat rakamımızın en kısa sürede 1 milyar doların üzerine çıkarmalıyız. Bugün gerçekleşen Vietnam sanal ticaret heyetimiz, inanıyorum ki hedeflerimizi gerçekleştirme yolunda önemli bir adım olacaktır. Vietnam’a olan ihracatımızda; makine ve cihazlar, pamuk ve pamuklu mensucat, sentetik liflerden dokunmuş mensucat, inorganik kimyasallar, ilaçlar, motorlu taşıtların aksam ve parçaları ile doğal taş ürün grupları öne çıkıyor. Her platformda tüm sektörlerimize dile getirdiğimiz üzere; Asya bölgesi, sadece bir üretici değil, aynı zamanda ciddi bir tüketici. Hızla büyüyen ve tüketim alışkanlıkları değişen bu pazarı kesinlikle değerlendirmemiz gerekiyor.”

RCEP ileriye dönük büyük bir adım

Pandeminin küresel ekonomiyi etkilemeye devam ettiğini söyleyen Ege İhracatçı Birlikleri (EİB) Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, “Biz farklı pazarlara açılma ve mevcut pazarlardaki potansiyelimizi artırma mücadelemize devam ediyoruz. Küresel büyümenin yavaşladığı, tedarik zincirlerinin salgından ve ticaret savaşlarından etkilendiği bu zamanlarda imzalanan RCEP (Bölgesel Kapsamlı Ekonomik Ortaklık) anlaşması, ileriye dönük büyük bir adım oldu. 10 ASEAN ülkesinin yanı sıra Çin, Japonya, Avustralya, Güney Kore ve Yeni Zelanda’nın da dahil olduğu RCEP, 2,1 milyarlık nüfusu kapsıyor. Küresel gayri safi yurt içi hasılanın da yüzde 30’una tekabül ediyor. “ dedi.

Vietnam doğal taş pazarının yüzde 10’a yakın büyümesi öngörülüyor

Eskinazi, anlaşmaya dahil olan ASEAN ülkesi Vietnam’ın doğal taş pazarının 2018-2021 yılları arasında yüzde 10’a yakın büyümesinin beklendiğini de sözlerine ekledi:

“Ocak-Ekim döneminde 185 ülkeye 1 milyar 394 milyon dolarlık doğal taş ihracatı gerçekleştirdik. Vietnam’a ise doğal taş ihracatımız 2 milyon 447 bin dolara ulaştı. Haziran ayından bu yana birçok sektörümüzle Türkiye’de ve dünyada dijital fuarcılıkta ilklere imza attık, dünyanın birçok ülkesine sanal ticaret heyetleri düzenleyerek yeni bir ticaret ekseni yarattık. Büyük bir çabayla ihracat menzilimizi genişletmeye ve dünyanın her pazarında güçlü pozisyon almaya odaklandık. Vietnam’a üç gün sürecek sanal doğal taş ticaret heyetimiz, firmalarımıza yeni iş birlikleri ve ortaklıklar için önemli bir ayrıcalık ve avantaj sağlayacaktır.”

Vietnam salgın sürecinde önemli miktarda yabancı yatırım aldı

Ege Maden İhracatçıları Birliği Başkanı Mevlüt Kaya ise Vietnam’ın Covid-19 salgını ile mücadelede başarılı olan ve vaka sayısını ciddi anlamda düşüren ülkelerden olduğunu anlattı.

“100 milyon nüfusu olan ülkede yılbaşından bu yana toplam vaka sayısının bin 300. Salgın sürecinde özellikle Avrupa Birliği üyesi ülkelerin Çin’e alternatif üreticilere yönelmesi ile ülke önemli miktar yabancı sermaye yatırım aldı. Dolayısıyla kişi başı gelir seviyesi artıyor. 2020 için beklenen büyüme oranı yüzde 2,2 2021 için ise yüzde 6,8. Geçtiğimiz günlerde imzalanan dünyanın en büyük serbest ticaret anlaşması olan RCEP ülkeleri içerisinde yer alıyor. 2017 yılında 128 milyon dolar olan doğaltaş ithalatları 2019 yılında 175 milyon dolara çıktı. Bu yüzden Vietnam pazarına yönelik olarak yapacağımız sanal ticaret heyetinin verimliği olacağına karar verdik. Ege Maden İhracatçıları Birliği, 2019’da yüzde 3’lük ihracat artış hızıyla 946 milyon dolar döviz geliri elde etti. 2020’ye de büyük umutlarla girmiş ve ihracatta 1 milyar doları aşma hedefi koymuştuk. Nitekim ocak ayında yüzde 22’lik artış ve 76,5 milyon dolar gelirle iyi bir başlangıç yaptık.”

Ocak-Ekim döneminde maden ihracatı 3,3 milyar dolara ulaştı

Covid-19’un tüm sektörler gibi madencilik sektörünü de etkilediğinden bahseden Kaya, 2020 yılı Şubat ve Mart aylarında yüzde 50’ye varan oranlarda düşen ihracatın Nisan ayından itibaren normalleşmeye başladığını açıkladı.

“Ocak-Ekim 2020 döneminde ise Türkiye geneli maden ihracatımız 3,3 milyar dolar olarak gerçekleşti. Doğal taş özelinde ihracatımız ise Ocak-Ekim 2020 döneminde yüzde 9’luk kayıpla 1 milyar 395 milyon dolar olarak gerçekleşti. Blok doğal taş ihracatımız da bu dönemde Çin pazarındaki talep düşüklüğü nedeniyle yüzde 28 kayıpla 526 milyon dolar olarak gerçekleşti. 2020 yılının Ocak-Ekim aralığında, Ege Maden İhracatçıları Birliği’nin kayda aldığı maden ihracatının 2019 yılının Ocak-Ekim dönemine göre yüzde 1,5 azalışla 768 milyon, doğal taş ihracatı ise yüzde 4 azalışla 472 milyon dolar olarak gerçekleşti. Ülkemiz madencilik sektörünün en önemli pazarları başta ihracatımızın yüzde 40’ını yaptığımız Çin olmak üzere AB, ABD ve Ortadoğu ülkeleri. Çin’e ihracatımızın tamamen durması, diğer ülkelerde (özellikle Ortadoğu ülkelerinde) siparişlerin bekletilmesi dolayısıyla madencilik sektörü büyük sıkıntı yaşadı.”

Maden sektörünün çalışmaları hız kazandı

Kaya, pandemi döneminde yapılan etkinleri de şöyle sıraladı: “İşlenmiş ürün üretimini teşvik etmek amacıyla da bu yıl ilk kez gerçekleştirdiğimiz ve 400’e yakın başvuru aldığımız Amorf Doğal Taş Proje Tasarım Yarışmasının finalini 5 Ekim dünya mimarlık gününde yine TİM başkanımızın da katılımıyla gerçekleştirdik. İhracatçının en büyük destekçileri arasında yer alan Eximbank ile üyelerimize yönelik bilgilendirme seminerleri organize ettik. Türkiye’nin maden sektöründeki rekabet gücünü artırıp, madenlerden aldığı verimi yükseltebilmesi için iyi yetişmiş nitelikli mühendislere ihtiyacımız var. Bu amaçla da Maden Sektör Kurulu (EMİB, İMİB ve BAİB) olarak YÖK ile imzaladığımız protokol çerçevesinde 2020-2021 yılında maden mühendisliği, jeoloji mühendisliği ve cevher hazırlama mühendisliği seçen ve belirli bir sıralamada olan öğrencilere burs vermeye başladık. Son olarak geçen hafta aldığımız bir haberi sizlerle paylaşmak istiyorum. Avrupa Birliği’nin Türkiye Cumhuriyeti Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile birlikte yürüttüğü projeler kapsamında Birliğimizce başvurusu yapılan “Madenlerde İş Sağlığı ve Güvenliğini Geliştirme Projesi” başvurusu kabul edilerek resmi onay aldı. Aralık ayında sözleşmesini imzalayacağımız bu proje ile madenlerde gerçekleşen iş kazalarını önemli ölçüde engelleyebileceğini düşünüyoruz.”

Kategoriler
Yaşam

Evde Konserve yapanların dikkat etmesi gerekenler

Düzenli ve dengeli beslenmek, bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi, günlük yaşamda dikkat edilmesi gereken konuların başında geliyor. Sebze ve meyveler de bu beslenme düzeninin temelini oluşturuyor. Ancak her mevsim istediğimiz sebze ve meyveleri bulmak mümkün olmuyor. Sevdiğimiz sebzeleri, dört mevsim keyifle tüketmenin yolu ise konserve yapmaktan geçiyor. Domates ve kırmızı biber gibi çok fazla tüketilen sebzeleri konserve olarak yapmak ise yemek yaparken zaman da kazandırıyor.

Peki kış mevsiminde sağlıklı bir şekilde konserve hazırlamak için nelere dikkat edilmeli?

Tekzen, konserve yapımıyla ilgili püf noktalarını şöyle sıralıyor;

Sağlıklı ve doğru bir konserve için öncelikle kaliteli malzemeden üretilen cam kavanozlar edinmek gerekiyor.

Ayrıca kavanoz kapakları da çok önemli. Seçilen kapaklar kalitesiz ve bozuk olursa konserveleme işleminden sonra akıntı, sızıntı oluşmasına ve hava almasına dolayısıyla içindeki ürünün bozulmasına neden olabilir.

Sağlığınız için konservelerinizi koyacağınız kavanozları öncesinde kaynatarak dezenfekte edebilirsiniz.

Konserve yapımında en temel konu taze ve olgunlaşmış sebzelerin seçilmesidir. Aksi takdirde konservelerin bozulma, çürüme yapması kaçınılmaz olur.

Sebzelerin uygun şekilde temizlenmesi konserve işleminin en önemli konularından biridir. Sebzeleri yıkamadan kullanmak konservelerinizde bakteri birikimine neden olabilir.

Sebzeleri yıkayıp istediğiniz boyutta doğradıktan sonra düşük ısıda soteleyerek, sıcak bir şekilde kavanozlara doldurup kapaklarını kapatabilirsiniz. Kapakların hava almamasına özellikle dikkat etmek gerekiyor. Eğer kapaklar düzgün kapatılmazsa konservelerin çabuk bozulma olasılığı bulunuyor.

Sebzeleri sıcak şekilde kavanoza koymak konservelerin ömrünün çok daha uzun olması için önemli. Kavanozları ters çevirerek herhangi bir akma, sızıntı olmadığına da emin olmalısınız.

Kategoriler
Güncel

Başkan Soyer’den Öğretmenler Günü çiçeği

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, 24 Kasım Öğretmenler Günü’nde Buca Sosyal Yaşam Kampüsü’nde kalan huzurevi sakini 12 öğretmene çiçek gönderdi. Salgın nedeniyle dışarıya çıkamayan ve ziyaretçi kabul etmeyen öğretmenler çiçek buketlerini görünce gözyaşlarını tutamadı.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, 24 Kasım Öğretmenler Günü’nde Buca Sosyal Yaşam Kampüsü’nde kalan öğretmenleri unutmadı. Soyer, huzurevi sakini 12 öğretmene çiçek göndererek bu özel günü kutladı. Salgın nedeniyle uzun bir süredir dışarıya çıkamayan ve ziyaretçi almayan öğretmenler Başkan Soyer’den gelen çiçek buketlerini görünce gözyaşlarını hâkim olamadı.

Kategoriler
Kültür Sanat

Kısa filmciler Kemeraltı Sokaklarında

Bu yıl ikinci kez düzenlenen Kısa Kısa Kemeraltı Kısa Film Yarışması’nın başvuruları 11 Kasım 2020 tarihinde sonra erdi. Pandemiye rağmen geçen yıla oranla başvurular %41 arttı ve bu yıl yarışmaya 128 kısa film başvurusu geldi. İzmir’in en değerli alanlarından biri olan Kemeraltı’nın tanıtımı ve bilinirliliğinin artırılması, İzmir’de film üretiminin büyütülmesi, İzmir’i ve özellikle Kemeraltı bölgesini, Türkiye ve dünya film endüstrisinin önemli lokasyonlarından birine dönüştürmek için gerçekleştirilen yarışmaya ilgi her yıl artarak devam ediyor.

Kemeraltı Sokakları Film Platosuna Dönüştü

Bir birinden farklı hikayelerin işlendiği kısa filmlerde Kemeraltı adeta sokak sokak keşfedildi. Yarışmacılar hikaye bakımından bu zengin bölgenin farklı yönlerine dikkat çekerek, Kemeraltı sokaklarını adeta bir film platosuna çevirdi. Yarışma kapsamında bölgeyi daha iyi tanımları için katılımcılara Haziran ayında bir gezi de düzenlenmişti.

Sinema Dünyasından Ünlü İsimler Jüride

Yarışmada finale kalan adayları değerlendirmek üzere Türkiye sinemasının öncü kadınlarından oluşan jüri üyeleri arasında Yapımcı Zeynep Atakan, Oyuncu Hatice Aslan, Görüntü Yönetmeni Meryem Yavuz, Yönetmen Ceylan Özgün Özçelik ve Oyuncu, Yönetmen, Editör Ayris Alptekin yer alıyor. Jüri tarafından finale kalan adaylar değerlendirildikten sonra kazananlar 16 Aralık 2020 tarihinde çevrimiçi olarak gerçekleştirilecek ödül töreninde belli olacak. Bu yıl yarışmanın ana sponsoru Konak Belediyesi’nin destekleriyle; en iyi film 10.000 TL, en iyi ikinci film 5.000 TL, en iyi üçüncü film ise 3.000 TL ile para ödülü kazanacak.

Ana Sponsor Konak Belediyesi

Hezarfen Film Galerisi, Kentimiz İzmir Derneği ve TARKEM işbirliğiyle düzenlenen Kısa Kısa Kemeraltı Kısa Film Yarışması’na bu yıl Konak Belediyesi dışında İzmir Sanat Derneği, İzmir Vakfı, İzmir Sinema Ofisi, European Film Academy (EFA), İzmir Tarihi Kemeraltı Esnaf Derneği de destek veriyor. Yarışma hakkında detaylı bilgi için www.kisakisakemeralti.com adresini ziyaret edebilirsiniz.

Kategoriler
Teknoloji

HUAWEI Mate40 Pro ön satışa sunuldu

HUAWEI’nin devrim niteliğindeki en yeni amiral gemisi akıllı telefonu HUAWEI Mate40 Pro Türkiye’de bugün Huawei Online Mağaza üzerinden ön satışa sunuldu. HUAWEI teknolojisinin en yeni ve en iyisi HUAWEI Mate40 Pro’yu ön satış seçeneği ile Huawei Online Mağaza’dan satın alan kullanıcılara ürünleri 21 Aralık’ta teslim edilmeye başlanacak.

İkonik tasarımı yenilikçi teknolojiyle birleştiren HUAWEI Mate40 Pro’nun 88 derece Horizon Display Ekran tasarımı, kompakt bir pakette akıcı bir ekran oluştururken sahip olduğu ipeksi eğri kullanıcıya ergonomi sağlıyor. Ürünler ayrıca IP68 toza ve suya dayanıklılık, hem sanal hem de fiziksel ses kontrolü seçenekleri ve yanlış dokunmayı önleyen gelişmiş algoritmaları da sunuyor.

HUAWEI Mate40 Pro 3D Face Unlock, ultra geniş açılı bir selfie kamerası ve son derece hassas bir hareket sensörü ile teknolojiyle dolu daha küçük bir ön kameraya sahip.

HUAWEI Mate40 Pro ikonik dairesel ve simetrik tasarımının bir evrimi olan Uzay Halkası Tasarımını benimsiyor. HUAWEI Mate40 Pro, Siyah renk seçeneğinin yanı sıra, görünmeyen gizemleri çağrıştıran renk değiştirme efektine sahip büyüleyici bir Mistik Gümüş renkte de ön satışa sunuluyor.

Kirin 9000 yeni performans ve 5G standartlarını belirliyor

5G için tam donanımlı ve yoğun hesaplamalar ile çoklu görev işlemlerini kolaylıkla gerçekleştirebilen Kirin 9000, mevcut en gelişmiş 5nm 5G çipseti. Bugüne kadarki en yoğun ve en tam özellikli 5G SoC olan Kirin 9000, 15.3 milyardan fazla transistöre sahip. Üst düzey güç verimliliği için 3 farklı seviyede tasarlanan güçlü işlemci, 3.13 GHz hızlara kadar ulaşabiliyor.

Ayrıca SoC’ye entegre bir 24 çekirdekli Mali-G78 GPU’nun yanı sıra, cihazdaki yapay zekayı yeni bir seviyeye taşıyan iki büyük çekirdekli ve bir küçük çekirdekli yenilikçi bir NPU da bulunuyor.

HUAWEI Mate40 Pro’daki 24 çekirdekli Mali-G78 GPU, şimdiye kadar bir HUAWEI cihazında bulunan en güçlü GPU. 90Hz ekran, daha yüksek yanıt süresi için 240Hz dokunmatik örnekleme hızı ile birlikte çalışıyor ve görsel deneyime karşılık gelen dokunsal geri bildirim sağlıyor. Bu eğlence kurulumu, süper bas stereo ile sinematik deneyimler yaratmak için iki stereo hoparlörle tamamlanıyor.

Dünyanın en gelişmiş mobil kamera sistemi

Sinematik videografi konusunda HUAWEI Mate40 Pro, benzersiz bir dizi yenilik sunuyor. Dual Cine Kamera, 3:2 sinema tarzı bir çekim oranı sensörüne sahip. Steady Shot ile yüksek kaliteli görüntüler yakalamak her zamankinden daha kolayken, XD Fusion HDR Engine, kullanıcılar aşırı ışık kontrastıyla çekim yaparken bile dengeli pozlama sağlıyor. Diğer gelişmeler arasında Tracking Shot bulunurken, Story Creator gerçek sinematik efektlere izin veriyor. Arka plan müziği, filtreler ve efektler de kolaylıkla eklenebilir. Ses performansına da önem veren HUAWEI Mate40 Pro, Audio Focus, Audio Zoom ve bağlı Bluetooth cihazlarından yüksek kaliteli ses kaydı özelliklerine sahip.

Ultra Geniş Cine Kamera lensi artık daha geniş bir görüş alanının yanı sıra daha zengin ayrıntı, gelişmiş düşük ışık performansı ve bozulma düzeltme algoritmaları sunarak kullanıcıların güzel, geniş manzaralar yakalamasına olanak tanırken, ana kamera gerçek yüksek çözünürlüklü çekimler sağlıyor. Tam Piksel Octa PD Otomatik Odaklama ile görüntü kalitesi daha da geliştirildi. Geliştirilmiş distorsiyon düzeltmesi yüzü, vücudu ve uzuvları hedefleyerek ultra geniş açılı lensi daha fazla senaryoda kullanışlı hale getirir. HUAWEI Mate40 Pro, 10x hibrit yakınlaştırmayı ve 50x dijital yakınlaştırmayı desteklemek için bir periskop optik telefoto kameraya sahip.

HUAWEI Mate40 Pro üzerindeki Ultra Vision Selfie Kamerası, 4K çekim desteği ile yakın ve kişiselden ultra geniş görüntüye kadar mevcut üç görüş alanından birinde çekim yapma seçeneğiyle vlog çekimleri ve selfieleri ile çığır açıyor. Vlog çekimleri, Ağır Çekim Özçekimi, kullanıcıların hızlı tempolu hareketlerini kaydederken çarpıcı efektler eklemelerine izin vererek ön kameraya daha da fazla çok yönlülük katıyor.

Yepyeni bir kullanıcı deneyimi

HUAWEI Mate40 Pro cihazların tamamen eller serbest kontrolünü sağlayan Smart Gesture Control dahil olmak üzere yeni kullanıcı odaklı özelliklerle tüketicilerin akıllı telefonları hayatlarına entegre etme yöntemlerinde devrim yaratmaya hazırlanıyor. Cihazı uyandırmak için elinizi cihazın üzerine getirmeniz veya sola, sağa, yukarı ve aşağı kaydırmalarla telefonunuzda gezmeniz yeterli. Ayrıca Air Tap adı verilen bir hareketle de çağrı cevaplamak mümkün.

Yeni dinamik Eyes on Display sayesinde, telefondan ihtiyaç duyulabilecek tüm bilgileri barındıran tamamen özelleştirilebilir etkileşimli ekranlarla bir bakışta etkinleştirilebiliyor. Telefonla göz teması kurarak istenmeyen aramaların sesi kısılabiliyorken, kullanıcı cihaza odaklandığı sürece otomatik uyku devre dışı bırakılıyor.

Gizlilik ve güvenlik söz konusu olduğunda EMUI 11 işletim sistemi, HUAWEI cihaz kullanıcılarını korumak için her zaman kapsamlı güvenlik çözümlerine sahip oldu. Trusted Execution Environment işletim sistemi, ticarileştirilmiş güvenlik mikro çekirdeği için en yüksek sertifika seviyesi olan CC EAL5+ sertifikasına sahip. EMUI 11 ayrıca yeni gizlilik özellikleriyle birlikte geliyor: Kullanıcılar görüntüleri aktarırken konum, zaman ve cihaz ayrıntıları gibi hassas kişisel verileri gönderilmeden önce dosyadan kolayca temizleyebilirler. Not Kilidi, içeriği bir PIN veya biyometri verisi ile güvence altına alarak kişisel notların her zaman kişisel kalmasını sağlıyor.

Kategoriler
Ekonomi

IBAN numarası yazmadan para gönderme dönemi

VakıfBank, müşterilerini dijitalleşmenin kolaylıklarıyla buluşturmaya devam ediyor. Bireysel Mobil Bankacılık ara yüzlerini yenileyerek tek tıkla istenen tüm işlemlere kolaylıkla ulaşılmasını sağlayan VakıfBank,kişisel bir bilgiyle para göndermeyi sağlayan Kolay Adres Sistemi’ni (KOLAS) devreye aldı.

Müşteri talep ve ihtiyaçlarına uygun yenilikçi ürünleriyle sektörüne yön veren VakıfBank, dijitale yaptığı yatırımlarda hız kesmiyor. Özellikle pandemi sürecinde müşteri deneyimi konusuna da ağırlık veren VakıfBank, son olarak Bireysel Mobil Bankacılık uygulamasını yeniledi. VakıfBank Mobil’in kullanıcılar tarafından beğenilen özelliklerinin korunduğu yeni uygulamayla birlikte artık müşteriler işlemlerini daha az adımla daha hızlı bir şekilde gerçekleştirebilecek.

Yeni VakıfBank Mobil ile ilgili bilgi veren VakıfBank Genel Müdürü Abdi Serdar Üstünsalih, güncellemeyle birlikte uygulamanın, IOS ve Android işletim sistemli cihazlarda son dönemde yapılan yeniliklerle uyumlu hale geldiğini belirtti. Yeni teknolojilere uyumlu hareket ederek, müşteri deneyimini iyileştiren yenilikleri, VakıfBank müşterileriyle buluşturmaktan memnuniyet duyduklarına dikkat çeken Üstünsalih, sözlerini şöyle sürdürdü:

“VakıfBank olarak uygulamalarımızın kullanıcı dostu olmasına büyük önem veriyoruz. Müşterilerimiz de VakıfBank Mobil deneyimlerini bizimle paylaşarak kendileri için yaptığımız bu yatırımların ne kadar yerinde olduğu konusunda geri bildirimde bulunuyor. İçinde bulunduğumuz bu dijital dönem, bankacılık işlemlerinin mekândan bağımsız, hızlı ve güvenli bir şekilde yapılmasını gerektiriyor. Biz de bu yönde devreye aldığımız ürünlerle hem müşterilerimize hem de sektörümüze katkıda bulunmayı amaçlıyoruz.”

‘Hesap ve kartlara tek tıkla ulaşım’

Yenilenen VakıfBank Mobil ile artık hesap ve kartlara tek dokunuşla ulaşılabileceğine dikkat çeken Üstünsalih, en çok kullanılan para transferi ekranında da büyük değişiklikler yapıldığının altını çizdi. Abdi Serdar Üstünsalih, “VakıfBank müşterileri artık para gönderme işlemlerini hızlı bir şekilde gerçekleştirebilirken, geçmişe yönelik varlıklarını da daha kapsamlı bir şekilde sorgulayabilecek. Ayrıca yeni uygulamamızda müşterilerimizin talebi üzerine birçok yeni özelliği devreye aldık. Tüm bu yeniliklerin yanında müşterilerimiz ve sektörümüz için yenilikçi diyebileceğimiz uygulamalarımıza da zemin olacak altyapı çalışmalarını da tamamlamış olduk. Bu yenilikçi uygulamaları da pek yakında duyurmayı planlıyoruz” şeklinde konuştu.

IBAN yazmadan para transferi

TCMB ve BKM tarafından geliştirilen kişisel özel bir bilginin bir hesaba tanımlanmasıyla kolay para gönderimi sağlayan KOLAS sisteminde de öncü olduklarına dikkat çeken Üstünsalih, “Finans sektörünün en yenilikçi en enerjik en aktif bankasıyız. Müşterilerimizin hayatlarını kolaylaştırmak için sürekli bir değişim ve dönüşüm içerisindeyiz. TCMB ve BKM’nin geliştirdiği Kolay Adres Sistemi’ne uyum süreçlerini de bu anlayışla hızla başlattık. Devreye aldığımız Kolay Adres Sistemi, hizmet anlayışımıza paralel, yenilikçi bir yaklaşım. Hayatın hızlı akışında IBAN bulup yazmak gibi zaman alan bir işlemi ortadan kaldırıyor. VakıfBank olarak özellikle pandemi döneminde müşterilerimizin finansa kesintisiz ulaşabilmesini bir görev olarak görüyoruz” diyerek sözlerini tamamladı.

Kategoriler
Yaşam

COVID Aşısı Önce Hangi Ülkelere Dağıtılacak

COVID-19 pandemisi, dünya çapında ekonomik, sosyal ve sağlık alanında krizlere sebep oldu. Bu krizlerle mücadele etmenin en gerçekçi yollarının başında ise virüsü etkisiz hale getirecek bir aşının geliştirilmesi geliyor. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre şu anda geliştirilmekte olan 100’den fazla COVID-19 aşısı adayı var ve bunların bir kısmı insan deneme aşamasında. Geçtiğimiz günlerde, ara değerlendirmeler sonucu bir firmanın geliştirdiği COVID-19 aşısının beklenen etki değerine ulaştığı bildirildi. Bunun yanı sıra COVID-19 aşısı için çalışmalarını sürdüren farklı ülkelerden de umut vadeden haberler gelmeye devam ediyor. Ancak aşının ne zaman ve nasıl bir planlama dâhilinde yaygınlaştırılacağı henüz belirsizliğini koruyor.

Koas ve Eşitsizlik

Türk Eczacılar Birliği’nden yapılan açıklamada, “Aşı çalışmalarında gelinen nokta umut verici olmakla birlikte; ülkelerin aşıya erişim sıralamasının nasıl belirleneceği, gelişmekte olan ya da yoksul ülkelerin aşıya nasıl ulaşacağı gibi pek çok soruyu da beraberinde getirdi” denildi. “Cevapları muallak olan bu soruların ise gelecekte pek çok kaosa ve eşitsizliğe neden olabileceğinden endişe ediyoruz” diyen birlik yetkilileri, “Bunun önüne geçmek adına bilimsel işbirliğinin önemi anlaşılmalı ve herkesin aşıya erişim hakkı patente kurban edilmemelidir. Bir yıla yakın bir süredir pandemiyi deneyimliyoruz, pandeminin tek başına bir ülke ya da birkaç ülke ile kontrol altına alınamayacağı aşikârdır. Türk Eczacıları Birliği olarak “öncelikli ülke” kavramlarının rafa kaldırılarak uluslararası işbirliği ve ortak çabaya dayalı küresel çözümlerde buluşulması gerektiğini savunuyoruz. Bu sebeple aşının sağlık çalışanlarını önceliklendirecek, avantajsız gruplar ve yoksul bölgeler geride bırakılmayacak şekilde dağılımı çağrısında bulunuyoruz” dedi.

Açıklama şu ifadelere yer verildi, ”

Aşıya erişimin temel bir sağlık hakkı olduğundan ve herkes aşıya erişene kadar kimsenin güvende olmayacağı gerçeğinden hareketle;

  • Tüm ülkeler ve vatandaşlara yetecek sayıda ve hızda aşı üretimi için gerekli altyapılar uluslararası kuruluşlarca desteklenerek oluşturulmalıdır.
  • Firmalar COVID salgını sırasında tüm patent ve fikri mülkiyet haklarından feragat etmelidir.
  • Aşı fiyatları insan sağlığı önünde engel olmamalıdır. Aşılar ve COVID’de kullanılan tüm ilaçlar her koşulda, herkes için kamu tarafından ücretsiz bir şekilde sağlanmalıdır.
  • Aşı ülkelerin ekonomik durumlarına göre fiyatlandırılmalı, üreticiler tarafından yoksul ülkelere ücretsiz olarak sağlanmalıdır.
  • Üretilen tüm aşıların uluslararası dağıtımı Dünya Sağlık Örgütü tarafından planlandığı gibi yapılmalı ve ülkelerin aşı dağıtımı planları da DSÖ tarafından denetlenmelidir.
  • Tüm ülkelerde aşı kamu sağlık otoritesi tarafından, belirli bir planlama dahilinde ve denetlenerek dağıtılmalıdır.
  • Adil bir aşı tahsis mekanizması kurgulanmalı, öncelikli risk grupları tüm dünyada eşzamanlı olarak aşıya erişebilmelidir.(BSHA- Bilim ve Sağlık Haber Ajansı)
Kategoriler
Güncel

İzmir’de yeni yılla birlikte su tarifeleri değişiyor

İZSU Genel Müdürlüğü’nün 2021 yılı bütçesi ve performans programı İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi’nde onaylandı. Tarihinin en büyük yatırım programını hayata geçirmeye hazırlanan İZSU’nun 2021 bütçesi 3 milyar 164 milyon lira olarak kabul edildi.

-Mecliste konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Tunç Soyer, “Risk alarak yaklaşık 1 milyar 200 milyon lira civarında yatırım öngörüyoruz. Popülist olan bir belediye 2 milyar 160 milyon lira gider bütçesiyle hiç borçlanmadan yoluna devam ederdi” dedi.

İZSU Genel Müdürlüğü’nün 2021 Mali Yılı Performans Programı ve Bütçe Tasarısı İsmet İnönü Sanat Merkezi’nde yapılan görüşmelerin ardından oy çokluğuyla kabul edildi. 3 milyar 164 milyon 177 bin liralık 2021 yılı bütçesinin 1 milyar 200 milyon liralık bölümünün yatırımlara harcanması kararlaştırıldı.

“Risk alarak yatırım yapıyoruz”
Bütçe görüşmeleri sırasında konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, “Yaklaşık 1 milyar 200 milyon lira civarında yatırım öngörüyoruz. Bütçemizdeki gelir oranı 2 milyar 160 milyon lira. Popülist olan bir belediye 2 milyar 160 milyon lira gider bütçesiyle hiç borçlanmadan yoluna devam eder. Biz risk alarak 1 milyar 200 milyon gibi bir rakamla yatırım yapıyoruz, borçlanıyoruz. Bunun popülizm olmadığını çok net ifade etmek isterim” dedi.

İZSU bütçesinde yüzülebilir Körfez hedefiyle ilgili projelerin de olduğunu söyleyen Başkan Soyer, “İç Körfez’de tespit edilen temizlik değerlerinde ışık geçirgenliği yüzde 75.83, oksijen miktarı 5.71 miligram/ litre olmuş. Bu, Körfez’in temizlenmekte olduğunun göstergesidir. Benim çocukluğumda İnciraltı’nda, Göztepe’de balık yakalardık, sonra uzun yıllar boyunca yakalayamadık. Şimdi sahil boyunca çipura tutuluyorsa bu bir temizlenme göstergesidir. Biz Meles, Arap Deresi, Manda Çayı ve Bostanlı Çayı’nda, bunların hepsinde derelerin çıkış ağzındaki çamuru temizledik. Bu çalışmalar Körfez’in temizlenmesinde ciddi etki yarattı” şeklinde konuştu.

2021’de 126 kilometre yağmur suyu ve atık su ayrıştırma hattı yapımına başlayacaklarını ifade eden Soyer, “2022’de ise 250 kilometrelik hattın proje ihalesine çıkıyoruz. 2023’de 376 kilometrelik yağmur suyu atık su ayrıştırma projesi tamamlanmış olacak. Bu 376 kilometrelik proje, Körfez’e gelen kanallarla ilgilidir. Körfez’e gelen kanalların tamamını ayrıştırdığımızda, yani Körfez’e atık su değil sadece yağmur suyunun akmasını sağladığımızda yüzülebilir Körfez ile ilgili önemli bir aşama kaydetmiş oluyoruz. Bundan sonra eğer Orta Körfez’de bir sığlaşma varsa tarama işlemi yine yapılır. Şu anda Meles ağzında bunu yapıyoruz zaten. Ancak biz önceliği kirletmemeye verdik” dedi.

Kuraklık vurgusu
İZSU’nun öncelikli hedefinin su kaynaklarının korunması ve suyun tasarruflu kullanılması olduğunun da altını çizen Soyer, “Jeolojik olarak su kaybı var. Bunun da temel nedeni de silaj meselesi. 2019 yılı içinde 2 milyon ton pamuk, 4 milyon ton patates üretmişiz. 25 milyon ton ise silaj bitkisi üretmişiz. Bir silaj bitkisi 84 litre su tüketiyorsa, 25 milyon tonun hesabını siz yapın. Bu nedenle kırsalda fiğ gibi az su tüketen yem bitkilerini yaygınlaştırmaya çalışıyoruz. Dünya kuraklığa doğru gidiyor. Bugün 300 metrede su bulunamıyorsa, yarın 600 metrede su bulunamayacak. Öncelikle tasarrufa kafa yormalıyız. Belki İzmir’de seferberlik ilan etmeliyiz. Çünkü pandemiden, depremden sonra bizi bekleyen tehlike kuraklık olacak” dedi

“Dengeli bir bütçedir”
İzmir Büyükşehir Başkan Vekili Mustafa Özuslu ise İZSU Performans Programı ve Bütçe Tasarısı’nın İZSU Stratejik Planı’nın ilke ve hedeflerine bağlı olarak yapıldığına dikkat çekerek “2021 yılı bütçesi de rasyonel ve İzmir halkının ihtiyaçlarını karşılayan dengeli bir bütçedir” dedi.

Hedef 500 kilometre içme suyu hattı
İZSU’nun 2021 yılı bütçesinden en büyük pay içme suyu yatırımlarına ayrıldı. Suyun erişilebilirliğini artırmak ve kayıp-kaçakları önlemek için harcanacak toplam miktar 462 milyon liraya yaklaşıyor. Önümüzdeki yıl sadece şebeke ve iletim hatlarının yapımı için kurum bütçesinden yaklaşık 236 milyon lira harcanacak.
Yıl içinde 500 kilometre uzunluğunda içme suyu şebekesi ve iletim hattının imalatı hedefleniyor. Bu kapsamda Ödemiş’in içme suyu projelerinin, Halkapınar derin kuyuları içme suyu iletim hatları ve depo projesinin, Kınık’ta Arpaseki, Aziziye, Büyükoba, Poyracık, Kodukburun, Yayakent, Hamzahocalı, Arpadere, Çiftlik mahallelerinin içme suyu projelerinin, Kiraz 3. Etap çevre mahalleleri içme suyu projelerinin tamamlanması hedeflenen çalışmalar arasında.

Atık su arıtma tesisleri için 330 milyonun üzerinde bütçe
İçme suyunun üretimi ve arıtılması faaliyetleri için ise İZSU bütçesinden yaklaşık 178 milyon lira pay ayrıldı. Bu kapsamda Karaburun Mordoğan Göleti İçme suyu Arıtma Tesisi’nin tamamlanması, Foça, Yenifoça, Musabey Kuyuları, Dikili Çandarlı Göleti, Karaburun Bozköy Göleti ve Çeşme ilçesi içme suyu arıtma tesislerinin yapımında önemli aşamalar kaydedilmesi ve 4 adet de içme suyu paket arıtma tesisinin yapılması planlanıyor.
İZSU Genel Müdürlüğü, atık su arıtma tesislerinin işletilmesi, yeni tesislerin projelendirilmesi ve yapılması için 2021 yılında 330 milyon liranın üzerinde harcama yapacak. Atık su iletim sisteminin etkinlik ve verimliliğinin artırılması için yapılacak çalışmalara ise yaklaşık 300 milyon liralık bütçe ayırdı.

80 kilometre yağmursuyu şebekesi tamamlanacak
İZSU Genel Müdürlüğü’nün 2021 yılındaki en iddialı işleri arasında yağmur suyu ve kanalizasyon sisteminin ayrıştırılması çalışmaları yer alıyor. 130 milyon liranın üzerinde bir bütçe ayrılan bu çalışmalar kapsamında 126 kilometresi ihale edilecek yağmursuyu şebekesi ve toplayıcı hat imalatlarının 80 kilometrelik bölümü 2021’de tamamlanacak.
Mevcut yağmur suyu hatlarını etkin ve verimli şekilde yönetmek amacıyla yapılacak bakım, temizlik ve benzeri çalışmalar için 58 milyon liranın üzerinde harcama yapılacak.
Sel ve taşkınları önlemek, etkilerini azaltmak için yapılacak dere ıslahları ve benzeri çalışmalar içinse kurum bütçesinden 50 milyon liradan fazla bir pay ayrıldı.

Artan giderler nedeniyle su tarifelerine yeni düzenleme
Meclis’te su fiyatının ortalama yüzde 15 oranında arttırılması kararlaştırıldı. CHP Grup Sözcüsü Nilay Kökkılınç su fiyatındaki artışın yükselen maliyetler dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiğini söyleyerek “2019 yılının Eylül ayı ile 2020 yılının Eylül ayını kıyasladığınızda makine, ekipman ve teçhizat, enerji, personel giderleri, döviz kuruna bağlı olarak hizmet ve mal alımları ile yapım işlerin maliyetlerinin de arttığını görürsünüz. Enerjide yüzde 26, dövizde yüzde 40 artış var. Maliyetlerin bu kadar yükseldiği ekonomik şartlarda su fiyatının yüzde 15 gibi makul bir seviyede artırılmasını çok doğal karşılamak gerekiyor” dedi. İZSU’nun devletten, İller Bankası’ndan ve Büyükşehir Belediyesi’nden destek almadığını da sözlerine ekleyen Kökkılınç, kurum olarak İZSU’nun tek gelirinin su faturaları olduğunu belirtti.

Tarifeler nasıl olacak?
İzmir’de 1 Ocak 2021’den itibaren geçerli olacak yeni kademeli tarifeye göre konutlarda kullanılan 0-13 m³ arasındaki tüketimlerde suyun metreküp fiyatı KDV hariç 6,41 TL olacak. 14-20 m³ arasındaki tüketimlerde 6,92 TL; 21 m³ ve üzerindeki tüketimlerde ise 14,27 TL ödenecek. Konut dışı kademesiz tarife ise 16,35 TL oldu.

Kategoriler
Kültür Sanat

Kalaha Özgürüm Ben’i sevenlerinin beğenisine sundu

Kalaha, 2021 Şubat ayında yayınlayacakları MYSTAFA isimli yeni albümlerinde yer alacak en yeni çalışması “Özgürüm Ben”i dinleyicilerinin beğenisine sundu.

Çalışma, temel hissiyatını Türk müziğinden alan ve Türk müziği çerçevesinde özgürlüğe duyulan saygı ve övgüyü anlatıyor. Kalaha grubu, dünyanın her yerinden müzikal esintiler alıp, müziğini olabildiğince geniş bir yelpazeye yaymaya çalışan bir grup.

“Özgürüm” ben çalışmasında ise türkçe saykodelik ve 70’lerin türkçe funk müziğine bir örnek sunuyor. “Özgürüm” ben ile ilgili grup üyelerinden Jens B. Christiansen (Rumpistol) şöyle diyor;
´´Uzun zamandır Kalaha normları içerisinde bir kaçış ve özgür olmak ile ilgili bir çalışma hayal ediyordum. Covid-19 virüsü yüzünden evde kapalı olmak zorunda kaldığımız 2 aylık sürecin başında, ne kadar kapalı duracağımızı bilmeyişimiz, yaşam alanımızın git gide küçülmeye başlaması aileme ve bana bir çeşit klostrofobi yaşattı. Bu tecrübenin verdiği duygularla birlikte yaptığım demoya Orhan Özgür Turan, bahsettiğim kaçış temalı konuyu ele alıp daha çok çift olarak yaşamaktan kaçma isteği üzerine bir Türkçe söz hazırladı”

Kalaha, bunun üzerine daha önce “Çok Küstüm” ve “Eymen” çalışmalarında birlikte çalıştığı Hilal Kaya’yla bu şarkıda da çalışmaya karar verdi. Hilal’in vokalistliği bir anda şarkıyı başka bir boyuta taşıdı. Şarkı Hilal’in vokalleriyle beraber, dünya üzerindeki kadınların en büyük sosyal problemi olan, toplumsal ve kültürel baskıdan kurtulma isteğini çağrıştırdı.
Hilal Kaya ise şarkıyla ilgili şunları söylüyor;

´´Şarkının, insanların sosyal ve kültürel baskıdan ötürü içinde tutmak zorunda olduğunu zannettiği ve bir çok gerçekle yüzleşmek ve onlardan kurtulmak yerine o gerçeklerle birlikte yaşamak zorunda kalmasına karşı bir isyanı anlatıyor. Her ne kadar bu durumlar Türkiye’de kadınların bir gerçeği gibi olmak duruma dönüşmüşse de tabulardan ve sosyal baskılardan nasibini alan kadınlar ve erkekler bir çok başka ülkede de bulunmakta”

Müzikal olarak Kalaha, dünyanın her yerinden yeni müzikal esintiler edinip yelpazesini çok geniş tutmaya çalışan bir grup. Danimarka dışında, özellikle Türkiye’de, daha önce yine Hilal Kaya ile birlikte yayınladıkları “Çok Küstüm” ve “Eymen” çalışmaları bir çok dijital ortamda, gazetelerde ve radyolarda yer alarak Kalaha adına bir sükse yapmış oldu. Ayrıca sözlerini Hilal Kaya’nın yazdığı Eymen isimli şarkıları Danimarka’da henüz sonuçlarının açıklanmadığı, Danimarka Müzik Ödülleri ”Roots” kategorisinde yılın en iyi şarkısı adayı gösterildi. Kalaha, yeni şarkıları çıkmadan önce geçtiğimiz hafta Danimarka Müzik Ödülleri ”Jazz” klasmanı ödül töreninde ilk defa “Özgürüm Ben” adlı çalışmalarını canlı söylediler.

Kategoriler
Teknoloji

Fujifilm Vlogger Kit ile video çekmeyi kolaylaştırdı

Fujifilm, makine, lens, ışık, mikrofon, tripod, hafıza kartı ve çantadan oluşan Vlogger Kit ile vloggerların video çekerken ihtiyacı olan tüm ürünleri bir araya getiriyor.

Fujifilm, milyonlarca takipçili vloggerların yanı sıra yeni başlayanların ihtiyacı olan tüm malzemeleri Vlogger Kit ile bir araya getiriyor. Sosyal medyanın hayatımıza hızla girmesiyle artan video izlenme oranları vloggerları daha profesyonel video çekmeye itiyor. Fujifilm’in ileri teknolojiyle geliştirdiği makine ve lensi alanında uzman ışık, mikrofon ve tripod, hafıza kartı ve çanta markaları ile bir araya getirerek, Z kuşağının idolleri olarak görülen vloggerların çekim sırasında ihtiyacı olan tüm malzeleri uygun fiyat performansıyla bir arada sunuyor.

Vloggerların ihtiyacı olan her şey için…

Kit içerisinde yer alan X-T200 fotoğraf makinesi hem fotoğraf hem de video alanında profesyonel düzeydeki kalitesi ve kolay kullanım özellikleriyle öne çıkıyor. Amatör vloggerların rahatlıkla kullanabileceği X-T200, 180 derece LCD ekranıyla kullanıcısını konforlu bir çekim ile buluşturuyor. 425 netlik noktası ile aktif yüz ve göz tanıma özelliğini gelişmiş netlik takibiyle birleştiren X-T200 modeli, dokunmatik ekranı ve basit menüsü sayesinde de kullanıcısına hızlı ve pratik çekim ayarları yapabilme imkanı sunuyor. Webcam özelliğiyle de kaliteli video konferans görüşmeleri ve canlı yayınların kusursuz yapılmasına olanak tanıyan model, kulaklık girişiyle segmentindeki diğer ürünlerden ayrışıyor. Ayrıca Fujifilm X-T200 fotoğraf makinesi, teknolojisi sayesinde cep telefonu ile uzaktan kontrol edilebiliyor.

Vlogger Kit içinde; Fujifilm X-T200 Antrasit Gövde, Fujinon XC 15-45mmF3.5-5.6 OIS Siyah Objektif, Rode Video Micro Mikrofon, Godox LED64 Video Işığı, Manfrotto Pixi Siyah Masa Tripod, Tamrac Tradewind 3.6 Gri Çanta ve Sandisk Extreme Pro 64GB Class10 SD Kart yer alıyor.

İçerik üretmek için ihtiyacınız olan tüm ekipmanları bir araya getiren Vlogger Kit Fujifilm Showroom’larında, Fujifilmshop.com’da ve e-ticaret sitelerinde 6.299 TL’ye satışa sunuluyor.